Forum

Abonelik
Açılış sayfası yap Favorilere Ekle!

                                       "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (hakkıyla) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. 3/Al-i İmran/139.



Sayı 349 Ocak 2008

Selam ile


Kim Gider Kim Kalır

 

Kuzey Irak Operasyonu

 

Kavl-i Leyin

 

E-Mail

Arşiv

Arşivi İndir


<<GÜNDEM>>

Vermeden Alamazsınız!

Biliyorsunuz, İngilizlerin dünyaca ünlü ve etkili dergisi The Economist, Kuzey Irak'ta gereçleştirilen PKK karşıtı operasyonlarla ilgili olarak özetle şöyle yazmıştı:
"Başbakan Erdoğan'ın, ABD Başkanı Bush'a bazı sözler verdiği sanılıyor. Bunlar, Kürtlerin bölgesel hükümetinin tanınmasını ve PKK için daha liberal bir affı içeriyor..."


Dost ve Müttefik!

1. ABD, Irak'a Kuzey'den girmesi için tezkere çıkaramayan Türkiye'ye öfkeli.
2. ABD'liler Kuzey Irak'ta Türk askerlerine çuval geçirdi.
3. ABD, Kuzey Irak'ta Kürt devleti kurmak istiyor.


Al Gülüm Ver Gülüm

NE güzel! Kurban Bayramı'na ABD ile kol kola girdik! Düne kadar ABD aleyhine atıp tutanlar bile şimdi ABD'ye gülücükler yolluyorlar.
Anlaşmada olmadığı halde; ABD'ye güvenmediklerini açıkça ifade ederek, bir kere ülkeye girerlerse hiç çıkmazlar kaygısıyla 1 Mart Tezkeresi'ni reddedenler ABD'nin verdiği istihbarata güven duyma konusunda şimdi hiçbir kaygı ifade etmiyorlar.


Fazıl Nasıl Kurtulur?

Ne büyük adammış yahu, bir gün bir laf etti, Türkiye karıştı...
Orhan gibi sessiz sedasız tüymeyi bilemedi garibim, ortalığı velveleye verdi.
Eh, herkes bir gün bir kitap okuyup hayatını değiştirecek değil ya, kimisi de gündemi değiştirir...


Kürt Kemalizmi

 

Bugünün manzarasını bir "felaket tablosu" olarak sunan Ece Temelkuran'ın Milliyet'teki yazı dizisini "'şiddetin ölümü'ne ağıt yakmak" olarak nitelemiştim. Şiddet sönünce PKK'nın Kürtler üzerindeki demir yumruğu kalkıyor.


‘Ortadoğu Pazarı’ndan Pazarlıklar

Annapolis'in tüm bölgeyi, bu arada Türkiye'nin yakın gelecekteki "siyaset ritmi"ni etkileyecek "yan ürünleri"nden biri, önümüzdeki günlerde yılan hikâyesine dönen Lübnan cumhurbaşkanlığı seçiminin bir sonuca bağlanması olacak. Ülkeyi, yeni bir iç savaşın eşiğine doğru taşımakta olan, Lübnanlı taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, Genelkurmay Başkanı General Michel Suleiman ismi üzerinde ve bu amaçla anayasada değişiklik yapılması konusunda "uzlaşma"yla sonuçlandı. 


Laik Ulusalcılar, AB’yi Mumla Arayacaklar
 

Bizim laik Ulusalcılara bayılıyorum. Hem tüm yabancılara düşmanlar, özellikle AB'den nefret ediyorlar, hem de ülkenin giderek dindarlaşmasından korkuyorlar. Laik sistemin en etkili güvencesinin AB olduğunu bir türlü kabullenemiyorlar. Birgün çok, hem de çok pişman olacaklar.


İslam’da Tecdit
 

ADECE iki örnekle meseleyi vazedeyim. Kuran'da faiz yasaktır. Ama "rehberimiz Kuran" diyenlerin hükümeti, yüksek faizci bir iktisat politikası izlemektedir.
Kuran'da Hıristiyan ve Musevilerle dost olmayın denmektedir. Ama rehberi Kuran olanların hükümeti, bir "Hıristiyan Milletler Camiası" olan Avrupa Birliği'ne girmek için çırpınmaktadır.


Yani Başörtüsü Hiç mi Sınırlanmayacak?
 

Tartışmayı pek bilmeyen ve gerçek tartışmalardan kaçma konusunda hayli mahir olan kamuoyumuz, özellikle muhafazakar kesimden gelen bir partinin iktidarı ile birlikte kadın meselesinde aniden fazlasıyla duyarlı hale gelmiş görünüyor. Siyasi anlamı ve işlevi ön plana çıktığı ölçüde, laik medyanın gündeminde yer alan bu konunun odak noktası ise başörtüsü. 


“Devlet Değil Yurttaş Tehlikede!”
 

Ülkemizde devletin şaşırtıcı bir hoyratlığı var. Malatya olayında gördüğümüz gibi bir katili koruyabiliyor, delilleri, belgeleri saklayabiliyor. Avcılar'da gördüğümüz gibi bir genç bir çocuğu bir tekmede öldürebiliyor. Yargısı, devleti 'adaletten' daha çok sevdiğini söylüyor. Bütün bunlar, kendi vatandaşını yok sayan, onu ezen bir devlet ortaya çıkarıyor.


‘Derin Devlet Budur’ Dedirten Analiz
 

Yazım biraz uzunca. Umarım "derin"liğin hatırına mazur görülür.
Bir derin devlet lakırdısı sürüp gider memleketimde. Herkesin dilindedir lakin, kimse ne olduğunu bilmez. Kimi çeteler der. Kimi emniyet içinde arar. Kimi askerin kendisi der. MİT içinde yuvalandığını düşünenler olur.


Etnik Siyasetin Son Kozu Laiklik mi?
 

22 Temmuz 2007 milletvekili seçimlerinden sonra en fazla tartışılan konuların başında Kürt oylarındaki dalgalanma geliyor. AK Parti'nin Doğu ve Güneydoğu genelinde yaklaşık % 54 oy alarak % 46,7 olan Türkiye ortalamasının üzerine çıkması; DTP'li bağımsız milletvekili adaylarının aldıkları oyların ise % 24'lerde kalarak AK Parti oylarının yarısının bile altına inmesi tüm dikkatleri bu noktaya çevirdi.


Ülker Geyiği
 

Kurban Bayramı, Ülker bayramına dönüştü. Ülker firması, ünlü çikolata markası Godiva'yı satın almış, şirket bunu ülkeye 'bayram hediyesi' olarak müjdeledi, gazetelerde kutlama yazısından geçilmiyor. Güle güle kullansınlar da, ben şu 'bayram hediyesi' mesajına takıldım.


Pakistan’da Ordu ve Devlet
 

Kurulduğu 1947 yılından bu yana geçen 60 yılın çoğunda Pakistan askerler tarafından yönetildi. Şimdilerde askeri yönetimle demokrasi karışımı bir rejime sahip.
Askeri yöneticilerin sonuncusu olan General Pervez Müşerref, 1999'da bir darbeyle iktidara el koyduktan sonra seçimle gelen eski başbakanlar Benazir Butto ve Navaz Şerif'e siyaset yasağı getirdi.


Ulusal Körlük...
 

CUMHURBAŞKANI'na "O rektör adayının karısı çarşaflı" demişlermiş, kendisi araştırmışmış, meğer adam bekármış...
Ya "karısı çarşaflı" çıksaydı?
Abdullah Gül "Bu irticai tehlikedir" diyecekti ve o kişinin atamasını yapmayıp, yerine "Atatürkçü, laik, eşinin başı açık birisini" atayacaktı, öyle mi?


Devletin Büyük ve Birikmiş Bir Özür Borcu Var
 

Devletin büyük ve birikmiş bir özür borcu var…
Misyoner katliamı davasıyla gündeme gelen derin ilişkiler sistem kirliliğinin ne denli korkutucu boyutlarda olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu derin kirliliğin işaret ettiği temizlenme gereği de o denli derindir…


 Yeni Sayımız Çıktı 

 
 

Şubat Sayısı

Bu ayın YORUM'unu, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukaya ve başörtüsü sorununa ayırdık. Bilindiği gibi, İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik ambargoyu ağırlaştırdı ve geçtiğimiz ayın sonunda durum tam bir drama dönüştü. Abluka ve ambargo sonucunda Filistinliler bir nevi açık hava hapishanesi şartlarını yaşadılar ve durum dayanılmaz hal alınca, Refah sınırındaki duvarı bombalarla patlatarak geçici de olsa rahat bir nefes alabildiler. İsrail'in buradaki amacı, elbette direnişi sürdüren Hamas'ı iyice köşeye sıkıştırmak ve içerden bitirmekti. Ancak duvarın patlatılması, meselenin 'insani' boyutunu siyasi boyutun önüne geçirdi. İşte bu noktada zamanında Hitler'in Yahudilere yaptığının bir benzerini, şimdi İsrail'in Filistinliler'e uyguladığını hatırlatmak gerekiyordu...           Devamı için  


 Yorum 

 
 
 

KİM GİDER KİM KALIR

Bilindiği üzere, Türkiye gündeminin değişmeyen tartışma maddeleri vardır. Bunlar özellikle medyanın marifetiyle zaman zaman kamuoyu gündemine taşınır ve bir süre manipülatif atışmalar yapıldıktan sonra dinlenmeye bırakılır ve sonra başka bir vesileyle ısıtılarak yeniden gündeme taşınırlar. Bu tartışmalardan birinin tipik iddiası da, Türkiye'nin 'dinci' bir tehdit altında olduğu ve bu tehdidin giderek güç kazandığı yönündedir. Daha önceleri 'irtica' başlığı altında gündeme gelen konunun, bir süredir, başka bir boyut kazandığını görüyoruz. Refahyol hükümeti döneminde cılız bir sesle dillendirilen bu yöndeki iddiaların AKP iktidarı döneminde daha farklı bir tonda dillendirilmeye çalışıldığı gözlemleniyor.                                                                              Devamı için    


KUZEY IRAK OPERASYONU

Türk askerinin sınır dışına gönderilmesine izin veren 'tezkere'nin TBMM'den çıkmasının ardından, beklenen gelişme oldu ve Türkiye, Kuzey Irak'ta konuşlanan 'terör odakları'na karşı askeri bir operasyon başlattı. Peki bu gelişme ne anlama geliyor? Bu operasyonun amacı iç politikada AKP hükümetini rahatlatmak mıdır, yoksa daha önceki yorumlarımızda da vurguladığımız gibi, operasyon 'bölge politikaları'yla bağlantılı olarak mı gerçekleştirilmektedir?
Operasyonun başlamasından önce medyanın yaptığı yorumlarda, operasyonun amacı konusunda net bir tablo çizilemezken, operasyondan sonra "Türkiye'nin bu kez ciddi olduğu" yönünde yorumların yapıldığı görüldü. Çünkü gerçekten bu kez durum farklıydı. Bu farkın ne olduğu konusunda medyada yine bir kafa karışıklığı (veya manipülasyon çabaları) görülse de, artık yeni vasatta PKK'nın akıbetine ilişkin daha net görüşler dillendirilmeye başlandı. Bunun başlıca nedeni, yeni dönemde bölge için düşünülen politikaların netleşmeye başlamasıdır.                
                                                               Devamı için  


 Kavram 

 
 
 

Kavl-i Leyin

Kavl-i leyyin, nebevî tebliğin usul ve üslubu bağlamında geçen bir Kur'an kavramıdır. 'Kavl-i leyyin' terkibi Kur'an'da bir tek yerde, Musâ Peygamber'e, kardeşi Harun'la birlikte Firavun'a gitmeleri emredilirken zikredilmiştir. (20/Tahâ, 44).
'Kavl' 'söz'dür. Aynı zamanda görüş, tez, iddia, mezhebî yorum gibi anlamlara da gelir. Fakat 'leyyin' bir 'kavil' olarak, bir tebliğci/Peygamber sıfatıyla Musâ'nın, kâfir ve zalim Firavun'a hitaben, onu İslam'a davet etme adına söyleyeceği bütün sözleri kapsamaktadır.
Leyyin, huşûnetin zıddıdır. Huşûnet, sertlik, kuru ve katı olmak, birini gücendirip öfkelendirmek demektir. Rağıb el-İsfehanî'nin dikkat çektiği gibi, leyyin veya huşunet aslında eşyada olur, fakat mecazen insanın tavır ve ahlakıyla ilgili de kullanılır.
            
Devamı için



 Düşünce 

 
 

16. Abant: AB Köprüsüne Mısır Katkısı

 

Mehmed DURMUŞ

Üst başlığı "AB Üyeliği Sürecinde Medeniyetler Köprüsü Türkiye" olan 16. Abant toplantısı İstanbul Grand Cevahir Otel'de 15-16 Aralık 2007 tarihinde yapıldı. Mısır-Türk ortak yapımı olan 16. Abant, Türkiye'nin 'Medeniyetler Köprüsü' rolünü inceledi. Abant'ın Mısır'la olan yakınlaşması dikkat çekmekte. Belki de bunda, bölgenin en güçlü üç ülkesinden birinin Mısır (diğer ikisi İran ve Türkiye) olmasının rolü var. Aynı yılda ikinci kez Mısır'da toplandı Abant. 12. Abant toplantısı da Mısır'da, el-Ahram Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde toplanmış ve "İslam, Batı ve Modernleşme"yi tartışmıştı.                                    Devamı için


Sefil ve Sefih Bencillikler

Atasoy MÜFTÜOĞLU

Güncel'e, güncel koşullara ve pratik çözümlere yönelik ilgilerimiz, dikkatimiz sebebiyle; olayların, gelişmelerin, tarihsel, kültürel, siyasal ve küresel nedenleri, kaynakları ve sonuçları üzerinde yeteri kadar düşünmüyoruz. Ahlaki sınırları olmayan bir akılcılık; bireyleri de, toplumları da, seküler hazcılıklara, zenginlik, güç ve zevk tutkularına yönlendiriyor. Kitleler reklamlar yoluyla aldatılabiliyor. Kitle kültürü aracılığıyla toplumlar, edilgin hale getiriliyor. Kitle kültürü, kültürel derinlikleri yok ediyor. Giyim-kuşamla sınırlı bir modernlik anlayışı bireylerin içini boşaltıyor. Kalabalıklar sürekliliği reddediyor ve hafızasızlığı seçiyor. Ahlaki, sınırları olmayan bir özgürlük anlayışı da son derece dejenere hayatlar, dejenere tarzlar oluşturuyor.                Devamı için  


İşlerin Âkıbeti

Hüseyin ALAN

Batılı İslam yorumcularının tespitlerine göre, geçen yüzyılda ortaya çıkan İslamcılar üç farklı ekolde değerlendirildiler: 1- Sosyalizm ile İslam'ın ortak yanlarını öne çıkaran 'sol İslam'; 2- Amerika'nın komünizm tehlikesine karşı kullanmaya çalıştığı 'Amerikan İslam'ı'; ve 3- Selefi öğretilerden uzaklaşıp çıkarcı ve eyyamcı bir politika izleyen 'pragmatik-liberal İslam.'
Bu değerlendirmeler vakıayı tespitten öte farklı niyetler güdülerek de yapılan çalışmaların ürünüdür. Burada ortalama insanların, özellikle dinini devraldığı muharref mirastan öğrenmiş sayıca kalabalık Müslümanların dinlerine olan güvenlerini sarsmak, birliklerini parçalamak ön plandadır. Böylelikle zaten zayıflamış olan dini telakki, kendi gerçeğinden kopacak, başka bir bağlama kaydırılacaktır.                                            
Devamı için


Hayatın Hülâsâsı Tevhid

Mehmed DURMUŞ

Seçmeci davranmaksızın, az çok dinî bilgisi olan insanlara "tevhid nedir?" diye bir soru yöneltsek, çoğunlukla alacağımız cevap, "Allah'ı birlemek" olacaktır. Allah'ı birlemek; yani Allah birdir demek! Sanki Allah birden fazla imiş de onu söyleyen, bire indiriyormuş gibi… Ya da, birden fazla Allah olduğunu iddia edenler varmış da, bu iddia sahiplerini tekzip ve iddiayı tashih ederek, "hayır yanılıyorsunuz, Allah birden fazla değildir, bir tane Allah vardır!" deniyormuş gibi…
Tevhid nedir? Kimlerin dini tevhid dinidir, kimlerinki teşrik dinidir? Hangi akîde tevhidîdir, hangisi teşrikîdir? Bunları bilmeye olan ihtiyacımız hiçbir gün ve hiçbir olayla birlikte azalmıyor; belki de artıyor…
                                                         Devamı için

 


Hassas ve Haysiyetli

Aykut AKÇA

Müslümanlar olarak hemen her işimizi, her hareketimizi, her konuşmamızı iyi düşünerek yerine göre istişarelerde bulunarak yapmak durumundayız. Ki daha az hata yapalım. Daha az sorunla karşılaşalım. Gaye, hassas düşünmek, olabilecek hatalara daha olmadan önlem almaya çalışmak, haysiyetimizle yaşamak olmalı. Bazen da aslında bize göre hata olmayan ama yeri ve zamanına göre hata sayılabilecek olaylar çıkar karşımıza ki biz bunların yanlış olduğunu iş işten geçtikten sonra anlarız. Çoğu zaman telafi imkanı da bulamayız; sonra da kendi kendimize kızar dururuz. Öyle ise iyi düşünmek lazım. Şimdi düşünelim o halde.
Çoktandır görmediğiniz, üniversitede okuyan kız kardeşiniz aniden karşınıza çıkıverdi. Normal şartlarda ağabey olarak kız kardeşinize sarılmak, belki yanaklarından öpmek isteyebileceksiniz; bu sizin en doğal hakkınızdır. Kim ne karışacak ki kime ne, diyebilir miyiz?        
                                                                              
Devamı için

 



 Çeviri

 

“Eşkiya Baronları Geri Dönüyor”                             Devamı için



Sanat Edebiyat 

 
 

Kara Bir Yalan Üzerine                                   Devamı için


Sadece AKP'liler Değil Bütün Dünya Köylü!*          Devamı için


Avluda Oturan Şizofrenler*                                    Devamı için


Kardeş Siteler

 
 
 


Kuranislami logo

designed by İktibas WEB


<<Tıkla>>


Kürşad ATALAR ile

''ON TEZ''

kitabı üzerine


 

MEKTUPLAR

 

Kıble niçin değiştirildi?

 

"Ey iman edenler! Faizi kat kat artırarak yemeyin"

 

Kur'an'da "Ya Rabbi" veya "Rabbenâ " kelimeleri