Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 350 | Şubat  2008

                   

 

 


Hocanın MSN’inde Örgütün Şifreleri

29.01.2008/Milliyet

Doç. Dr. Ümit Sayın'ın, Binbaşı Oğan Türkmen ve Üsteğmen Zafer Yener ile bilgisayarda yaptığı görüşmeler Ergenekon örgütünün çözülmesinde yardımcı oldu
İSTANBUL MİLLİYET
İstanbul Üniversitesi dli Tıp Enstitüsü'nden Doç. Dr. Ümit Sayın'ın İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak'a e-mail yoluyla yaptığı hakaret nedeniyle incelenen bilgisayarında, "Ergenekon terör örgütü" nün şifrelerine rastlandı.
Taraf gazetesinde yayımlanan, Doç. Dr. Ümit Sayın, Binbaşı Oğan Türkmen ve Üsteğmen Zafer Yener arasındaki MSN'de yapılan yazışmalar şöyle:
MASONLARDAN ZARAR GELMEZ
Tarih: 12.07.2005
Ümit Sayın:
L.Paşa ile bu hatta görüşebileceğiz. Harika bir insan.
Oğan Türkmen:
Uygun bir vakitte. L.Paşa ile de tanışabilirim (Tabii bir binbaşıyı kabul ederse.)
Oğan Türkmen:
Bu arada sizden adres almışlardı. Herhangi bir ses seda var mı o konuda?
Ümit Sayın:
Evet o iki kişi hakkındaki iddiaların incelendiği söyleniyor. Elektronik postayı almışlar.
Ümit Sayın:
Bu arada yarın benim ayarlamamla kalemdar H.T. ile görüşüyor.
Oğan Türkmen:
Anladım hocam. Yine de olumsuz bir şey olmaması iyi bir şey.
Ümit Sayın:
Olumsuza çevirebilirler.
Ümit Sayın:
O nedenle benim haberim yok diyeceğim.
Oğan Türkmen:
Hocam o zaman bari bundan sonra o raporlardan fazla dağıtmayın bence.
Ümit Sayın:
Hayır dağıtmıyorum.
Oğan Türkmen:
Bu arada genel sekreter N.'nin direkt büyük üstad Paşa K.'ya bağlı olduğu söyleniyor
Ümit Sayın:
Güzel, masonlardan bize zarar gelmez, siz asıl bu Kürtler ve irtica üzerine yoğunlaşın.
ÖZEL HARP KİTAPLARI
Ümit Sayın:
O site ve benzerleri psikolojik harp için çok iyi.
Oğan Türkmen:
Bence de. Bu arada "psikolojik harekât" grubuna siz de üyesiniz galiba.
Ümit Sayın:
Evet. 301. maddeden yargılanan gazeteci Hrant Dink'ın beraat ettirileceğini de konuştular.
Oğan Türkmen:
Tamam hocam, ben sizden haber bekliyorum. Bu arada Hrant'ı beraat ettirecekler herhalde. Koşullar konusunda tam anlamıyla hemfikiriz. Bu Levent kim?
Ümit Sayın:
Levent Temiz. Eski Ülkü Ocakları Başkanı. Kızıl elma ve sağ-sol birleşmesinden sonra Bahçeli tarafından aforoz edildi.
Ümit Sayın:
Jandarma istihbaratı, bendeki özel harp kitapları ile çok ilgilendi.
Ümit Sayın:
O kitapları G.kura'da çekmemiz lazım, Levent Paşa'ya ileteceğim.
Oğan Türkmen:
Onu ben de soracaktım. O özel harp kitaplarından bir suret alabilir miyiz? Bir de nereden buldunuz?
Ümit Sayın:
Bunlar artık bulunmaz. ABD'de bile yasak.
Ümit Sayın:
Bendekiler ender kopyalardan, yeraltından buldum, ABD'de yeraltında her şey var.
ŞATO'YA RAPOR
Tarih: 21.07.2005
Ümit Sayın:
Zafer bu arada perşembe ŞATO'ya rapor götürmeyi düşünüyorum.
Ümit Sayın:
Perşembe akşamı Kadıköy'de bir grup toplantısına davetlisin.
Zafer Yener2004:
Beni mi tanıyacaklar.
Ümit Sayın:
Evet
Tarih: 20.08.2005
Ümit Sayın:
Ö M. C Albay size destek çıkmaya söz verdi.
Ümit Sayın:
O kadar önemli ve değerli kişilerin el üstünde tutulması lazım dedi.
Oğan Türkmen:
Peki C. Albay bu senede orada devam edecek mi?
Ümit Sayın:
Bence İ.B bir yıl kalacak ve hiçbir şeye dokunmayacak, H.T alt yapıyı kurmuş
Oğan Türkmen:
Ümit ederim dediğiniz gibi olur.
Ümit Sayın:
H.T haricinde kimse emekli olmuyor.
Derin Devlet
Safra Atıyor

Nazım Alpman/23.01.2008/internethaber.com
http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=6557

Uzaktan bakıldığında "dokunulmaz" gibi duran isimlerin de içinde bulunduğu geniş bir kadro üzerine derin operasyon yapıldı.
Türkiye"de "karanlıkta bırakılan" ne kadar eylem varsa, hepsinin altından apoletleri gözüken general Veli Küçük bunların başında geliyor elbette…
Peki ne oldu da böyle bir operasyon yapılabildi?
Türkiye Temiz Toplum mu oluyor?
Hiç sanmıyoruz.
Bu olsa olsa bir "iç hesaplaşmanın" kirli bir hesap dökümü olabilir.
Önemli olduğu inkar edilemez. Ancak gözaltını alınan isimlerin -Veli Küçük dahil- üzerlerine atfedilen kanlı-karanlık dosyaların tek başlarına ve çok başlarına sorumluları olamazlar.
Onlar en fazla "işletmeci" pozisyonunda kalırlar.
Ruhsat verenler ise daha derinlerde yuvalanmış "fırtınanın" geçmesini bekliyorlar. Ancak "fırtına" hangi katlara kadar etkileyecek o şimdiden belli olmaz.
Bu operasyonun Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül"ün ABD ziyaretlerinden bağımsız düşünülmesi mümkün değildir.
Yapılan tahminlerden biri şöyle:
"General Küçük ve arkadaşlarını kullanan güç bir pazarlık karşılığı general ve ekibinden vazgeçip onları kaderleriyle baş başa bırakıyor!"
İkinci tahmin ise daha rasyonel:
"Devlet içinde General Küçük ve ekibini kullanan taraf yenildi, kendi kellesini kurtarmak için onları feda ediyor!"
Söz konusu isimler, amatör küçük çeteciler (Yasin Hayal, O. S. ve Erhan Tuncel) gibi birbirlerini veya üstlerini suçlayarak işin içinden çıkacak değiller ya… Susurluk efsanesi yarbay Korkut Eken, nasıl gitti yattı, kimsenin ismini vermedi ve kahraman oldu!
General Veli arkadaşlarını kullanan ekip 22 Temmuz"da kaybetti. Ancak sonucun "tescili için" ABD ziyaretlerine kadar beklenildi. Sonuç onay alınca, harekete geçildi!..
28 Şubat"ın beyin takımı içinde yer alan, gazetecilere özel bilgiler aktaran bir general 1997"nin Ağustos"unda daha önünde iki kademene varken emekliye sevkedilince lideri için yakınlarına şöyle demişti:
-Kendisini kurtarmak için bizi sattı!
Gerçekten de o kadronun en sivri ismi, aynı yıl "eylemdaşlarından" farklı olarak terfi ettirilmişti ama "tek" başına…
Operasyon "Temiz Toplum" olma yolunda atılmış bir adımdan ziyade derin devletin "safra atması" olarak değerlendirilebilir.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...