Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 350 | Şubat  2008

                   

 

 


5 Soruda Türban...
Kim Neyi, Niçin Yapıyor?

Ruşen Çakır/31.01.2008/Vatan

1 AKP "salam taktiği" mi uyguladı?
2003 yılının sonlarında Vatan Gazetesi'nde AKP üzerine bir yazı dizisi hazırlamıştım. Bu kapsamda Prof. Şerif Mardin'le yaptığım röportajda türban konusuna da değinmiştik. "AKP'liler türbanı dile getirmiyorlar, ama AKP tabanı bunun bir şekilde çözüleceğine inanıyor..." diye başlayan sorumu Prof. Mardin şöyle cevaplamıştı:
"Herkesin bir fırsat değerlendirme mekanizması vardır. En tehlikeli şeylerden biri, bir fırsatın zamanının gelmiş olduğunu düşünmesidir. Bir işi doğrudan doğruya bir mesele olarak halletmek vardır, bir de bu işi 'salam taktiği'ile, yani uzun vadeli, küçük küçük, kimsenin pek fazla fark etmeyeceği şekilde değiştirme vardır. AKP'nin salam taktiğini uyguladığını düşünüyorum. Belki de sonunda çıkacak hal çaresi, türban takmanın kanunen serbest olması olmayacaktır. Birtakım küçük küçük değişiklikler onu beraberinde getirecektir."
Son türban tartışmaları Prof. Mardin'in (bir kez daha) haklı çıktığını gösteriyor. AKP'liler gerçekten o bekledikleri fırsatın geldiğini düşünüyor olmalılar. Nedir bu fırsat? Başbakan Erdoğan'ın sık sık yaptığı gibi üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmak istediğini beyan etmesi üzerine MHP lideri Bahçeli'nin "Biz varız" diye anayasayı değiştirecek çoğunluğu iktidar partisine garanti etmesi.
2 Türbanlılar neden şikayetçi?
AKP ile MHP'nin vardıkları mutabakat ilk bakışta Prof. Mardin'in "salam taktiği" önermesini yalanlamışa benziyor. Yani iki partinin düşündükleri yasal düzenlemelerin türban takmayı kanunen serbest bırakacağı düşünülebilir. Ancak burada çok ince ve hayli hayati nüanslar var. Şöyle ki AKP ile MHP:
1) Sadece üniversiteye girişte başörtüsünü serbest bırakıyorlar;
2) "Çene altı" gibi tartışmalı bir formülle de olsa şu anda yaygın olarak kullanılan birçok tesettür uygulamasını kapsam dışı bırakıyorlar;
3) Kamu görevlilerinin türban takmasını yasaklıyorlar.
Nitekim yıllardır başörtüsü yasağına karşı mücadele yürüten ve bu konuda profesyonelleşen İslami birçok kuruluş yeni düzenlemeye epey mesafeli ve eleştirel yaklaşıyor. İtirazlarının temelinde hiç kuşkusuz serbestliğin dar bir alana, üniversitelere sıkıştırılması var. Ancak en çok tedirgin oldukları husus, üniversite dışındaki alanlarda başörtüsü yasağının ilk kez alenen yasallaştırılmak istenmesi. Çünkü, bilindiği gibi bugüne kadarki yasaklamalar açık kanun hükümlerine değil yargı organlarının yorumlarına dayanıyordu.
3 Türbanlılar AKP'yi sıkıştırır mı?
AKP'nin beş yıllık iktidarında yasak aynen sürdü ama önceki yılların aksine İslamcılar sokaklara dökülmediler. Bu sefer de, yine bağırlarına taş basıp, türbana daha geniş bir özgürlük tanınması için mücadele etmek yerine sessiz kalmaları yüksek ihtimal. Ama görüştüğüm bir türban aktivisti bana ilginç bir perspektif sundu: "Daha önce AKP bu sorunu çözme sözü hiç vermemişti. O yüzden sessiz kalmıştık. Şimdi 'çözeceğiz'diyorlar. Bu yüzden artık durum değişti."
4 AKP türban yüzünden kendi içinde bölünür mü?
Birkaç milletvekilinin ve bir belediye başkanının türbanı üniversitelerle sınırlamamaya yönelik sözleri AKP tabanının bir kısmında hoş karşılanabilir ama tavanı epey öfkelendirdiği kesin. Birileri hesaplarını AKP içinde çatışma çıkma ihtimali üzerine yaparlarsa yanılırlar. Kuşkusuz AKP'nin lider kadrosu başta olmak üzere birçok isminin de gönlünden türbana daha geniş bir serbesti geçiyordur, ama onun zamanının bugün olmadığını bildikleri ve laikliğe duyarlı kesimleri daha fazla ürkütmek istemeyecekleri kesindir.
5 Ordu süreci dışardan mı izleyecek?
27 Nisan süreci öncesinde AKP'ye yakın isimler ve AKP'ye sempati duymasalar da istikrarsızlık istemeyen kimseler TSK'nın vermeye çalıştığı mesajları almamaya veya yanlış yorumlamaya çalışmışlardı. Sonrası malum. Galiba bu sefer de benzer bir durum yaşıyoruz. Org. Büyükanıt'ın dünkü bir cümlelik çıkışının derin sembolik anlamını kavramayanlar veya kavramak istemeyenler yine "TSK'dan sarı ışık" ve hatta "yeşil ışık" diye yorumlar yapabilirler. Bence Org. Büyükanıt'ın çok iyi hazırlandığı anlaşılan bu çıkışı, nerde ve nasıl olursa olsun türbanı serbest bırakacak her türlü düzenlemeye "kırmızı ışık" anlamına geliyor. Kısacası TSK gelişmeleri çok yakından izleyeceğe ve türbana geçit vermemek için elinden geleni yapacağa benziyor. Peki elinden ne gelebilir? 27 Nisan'daki gibi ordunun sürece müdahalesi AKP'nin işine mi yarar? Zor ama son derece önemli sorular. Yarın tartışmak üzere.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...