|

5 Soruda Türban...
Kim Neyi, Niçin Yapıyor?
Ruşen Çakır/31.01.2008/Vatan
1 AKP "salam
taktiği" mi uyguladı?
2003 yılının sonlarında Vatan Gazetesi'nde AKP üzerine bir yazı dizisi
hazırlamıştım. Bu kapsamda Prof. Şerif Mardin'le yaptığım röportajda
türban konusuna da değinmiştik. "AKP'liler türbanı dile getirmiyorlar,
ama AKP tabanı bunun bir şekilde çözüleceğine inanıyor..." diye başlayan
sorumu Prof. Mardin şöyle cevaplamıştı:
"Herkesin bir fırsat değerlendirme mekanizması vardır. En tehlikeli
şeylerden biri, bir fırsatın zamanının gelmiş olduğunu düşünmesidir. Bir
işi doğrudan doğruya bir mesele olarak halletmek vardır, bir de bu işi
'salam taktiği'ile, yani uzun vadeli, küçük küçük, kimsenin pek fazla
fark etmeyeceği şekilde değiştirme vardır. AKP'nin salam taktiğini
uyguladığını düşünüyorum. Belki de sonunda çıkacak hal çaresi, türban
takmanın kanunen serbest olması olmayacaktır. Birtakım küçük küçük
değişiklikler onu beraberinde getirecektir."
Son türban tartışmaları Prof. Mardin'in (bir kez daha) haklı çıktığını
gösteriyor. AKP'liler gerçekten o bekledikleri fırsatın geldiğini
düşünüyor olmalılar. Nedir bu fırsat? Başbakan Erdoğan'ın sık sık
yaptığı gibi üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmak istediğini
beyan etmesi üzerine MHP lideri Bahçeli'nin "Biz varız" diye anayasayı
değiştirecek çoğunluğu iktidar partisine garanti etmesi.
2 Türbanlılar neden şikayetçi?
AKP ile MHP'nin vardıkları mutabakat ilk bakışta Prof. Mardin'in "salam
taktiği" önermesini yalanlamışa benziyor. Yani iki partinin düşündükleri
yasal düzenlemelerin türban takmayı kanunen serbest bırakacağı
düşünülebilir. Ancak burada çok ince ve hayli hayati nüanslar var. Şöyle
ki AKP ile MHP:
1) Sadece üniversiteye girişte başörtüsünü serbest bırakıyorlar;
2) "Çene altı" gibi tartışmalı bir formülle de olsa şu anda yaygın
olarak kullanılan birçok tesettür uygulamasını kapsam dışı bırakıyorlar;
3) Kamu görevlilerinin türban takmasını yasaklıyorlar.
Nitekim yıllardır başörtüsü yasağına karşı mücadele yürüten ve bu konuda
profesyonelleşen İslami birçok kuruluş yeni düzenlemeye epey mesafeli ve
eleştirel yaklaşıyor. İtirazlarının temelinde hiç kuşkusuz serbestliğin
dar bir alana, üniversitelere sıkıştırılması var. Ancak en çok tedirgin
oldukları husus, üniversite dışındaki alanlarda başörtüsü yasağının ilk
kez alenen yasallaştırılmak istenmesi. Çünkü, bilindiği gibi bugüne
kadarki yasaklamalar açık kanun hükümlerine değil yargı organlarının
yorumlarına dayanıyordu.
3 Türbanlılar AKP'yi sıkıştırır mı?
AKP'nin beş yıllık iktidarında yasak aynen sürdü ama önceki yılların
aksine İslamcılar sokaklara dökülmediler. Bu sefer de, yine bağırlarına
taş basıp, türbana daha geniş bir özgürlük tanınması için mücadele etmek
yerine sessiz kalmaları yüksek ihtimal. Ama görüştüğüm bir türban
aktivisti bana ilginç bir perspektif sundu: "Daha önce AKP bu sorunu
çözme sözü hiç vermemişti. O yüzden sessiz kalmıştık. Şimdi 'çözeceğiz'diyorlar.
Bu yüzden artık durum değişti."
4 AKP türban yüzünden kendi içinde bölünür mü?
Birkaç milletvekilinin ve bir belediye başkanının türbanı
üniversitelerle sınırlamamaya yönelik sözleri AKP tabanının bir kısmında
hoş karşılanabilir ama tavanı epey öfkelendirdiği kesin. Birileri
hesaplarını AKP içinde çatışma çıkma ihtimali üzerine yaparlarsa
yanılırlar. Kuşkusuz AKP'nin lider kadrosu başta olmak üzere birçok
isminin de gönlünden türbana daha geniş bir serbesti geçiyordur, ama
onun zamanının bugün olmadığını bildikleri ve laikliğe duyarlı kesimleri
daha fazla ürkütmek istemeyecekleri kesindir.
5 Ordu süreci dışardan mı izleyecek?
27 Nisan süreci öncesinde AKP'ye yakın isimler ve AKP'ye sempati
duymasalar da istikrarsızlık istemeyen kimseler TSK'nın vermeye
çalıştığı mesajları almamaya veya yanlış yorumlamaya çalışmışlardı.
Sonrası malum. Galiba bu sefer de benzer bir durum yaşıyoruz. Org.
Büyükanıt'ın dünkü bir cümlelik çıkışının derin sembolik anlamını
kavramayanlar veya kavramak istemeyenler yine "TSK'dan sarı ışık" ve
hatta "yeşil ışık" diye yorumlar yapabilirler. Bence Org. Büyükanıt'ın
çok iyi hazırlandığı anlaşılan bu çıkışı, nerde ve nasıl olursa olsun
türbanı serbest bırakacak her türlü düzenlemeye "kırmızı ışık" anlamına
geliyor. Kısacası TSK gelişmeleri çok yakından izleyeceğe ve türbana
geçit vermemek için elinden geleni yapacağa benziyor. Peki elinden ne
gelebilir? 27 Nisan'daki gibi ordunun sürece müdahalesi AKP'nin işine mi
yarar? Zor ama son derece önemli sorular. Yarın tartışmak üzere. |