Forum

Abonelik
Açılış sayfası yap Favorilere Ekle!

                                       "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (hakkıyla) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. 3/Al-i İmran/139.



Sayı 350 Şubat 2008

Selam ile


Gazze Ablukası ve Düşündürdükleri

 

Başörtüsü ve İktidar İlişkileri

 

Felâh

 

E-Mail

Arşiv

Arşivi İndir


<<GÜNDEM>>

Türkiye’nin Geleceğiyle İlgili Süper İddia

Biliyorsunuz, İngilizlerin ABD'NİN saygın gazetesi New York Times'a göre 2016 yılında ABD, süpergüç özelliğini kaybedecek.
YIL 2016
Batı'da Avrupa Birliği, Doğu'da ise Çin dünyanın yeni parlayan yıldızları olacak


5 Soruda Türban...
Kim Neyi, Niçin Yapıyor?


1 AKP "salam taktiği" mi uyguladı?
2003 yılının sonlarında Vatan Gazetesi'nde AKP üzerine bir yazı dizisi hazırlamıştım. Bu kapsamda Prof. Şerif Mardin'le yaptığım röportajda türban konusuna da değinmiştik. "AKP'liler türbanı dile getirmiyorlar, ama AKP tabanı bunun bir şekilde çözüleceğine inanıyor..." diye başlayan sorumu Prof. Mardin şöyle cevaplamıştı:


Ben Karamsarım: Bu Hakem Golü Vermez

Özellikle AKP ve MHP'nin oylarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi, türbanlı bir öğrencinin üniversitede rahatça okumasını sağlayacak değişiklikleri yaptıktan sonra ne olacak?
Yani sorun çözülecek mi?
Sanmıyorum.
Tahminim şu: Büyük olasılıkla CHP, Anayasa Mahkemesi'ne bu değişikliklerin Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin başvuruda bulunacak.


Türbanın Panzehiri AB Projesidir...

Türkiye'nin geleceğini etkileyecek gelişmelerden biri, AK Parti (AKP) iktidarının türban yasağı konusundaki tutumu olacak.
Toplumun yarıya yakın bölümü, şu sıralarda kaygı içinde. AKP'nin Üniversitelerde türbanı serbest bıraktırma (Kod adı: Türban operasyonu) girişiminin nereye kadar gideceği tartışılıyor.


Ağır Ağır Çıkacaksın Bu Merdivenleri...

 

"Din ve vicdan hürriyeti, eğitim hürriyeti, kişinin temel hak ve hürriyetidir...
Hakim kılınacak olan şeyler, İslam'ın getirdiği ana kaidelerdir. Sünneti seniyyedir. İmam hatip liseleri, imam yetiştirsin diye açılmadı. Dinini bilen doktorlar, avukatlar, mühendisler olsun diye açıldı" diyen kim?
Süleyman Demirel.


Konuşan Atatürk...

Taha Akyol: Atatürk bir siyasi itikat kaynağı olamaz
"Ama Hangi Atatürk" kitabının yazarı Taha Akyol; "Herkes Atatürk'ü kendi fikrine kazandırmak istiyor çünkü herkes kendi Atatürk'ünü ötekilere baskı yapma amacıyla kullanıyor" diyor.
Söyleşi: MEHMET GÜNDEM
Konuşan Atatürk…
Tarihi, devirleri, dönemleri, anları, şahsiyetleri anlayamamak büyük bir sorun. Yanlış anlamak ise daha büyük bir sorun. 


Diyarbakır Cezaevi
 

21 Ekim 2007'deki Dağlıca baskınında kaçırılan 8 erin bağlı olduğu 3'üncü Motorize Piyade Taburu'nun Komutanı Topçu Yarbay Onur Dirik ifadesinde "Mardinli er Ramazan Yüce'nin vatanına ve birliğine ihanet ettiğini" söyledi. Müebbet hapis talep edilen Ramazan Yüce'yle ilgili olarak PKK karşıtı Rızgari örgütünün sözcüsü "Nasname" sitesinde önemli bir bilgi açıklandı.


Sincan’da Tankların Yürüdüğü O Sabah
 

Sabah Gazetesi'nin eski patronu Dinç Bilgin'in Yeni Şafak'ta dün yayınlanan röportajında dikkatimi çeken bir nokta vardı. 'Sincan'da tankların yürümesinden sonraki o Sabah, benim hiç sevmediğim Sabah'tı' diyerek özeleştiri yapıyordu.
Bu cümle, Yeni Şafak'ta '28 Şubat Sabahı Çok Utandım' manşetiyle verildi.


Mumcu Cinayetini MİT Biliyordu
 

ÖLÜMÜNDEN dört yıl sonra, 1997'nin Ocak ayı sonlarında değerli yazar Uğur Mumcu ile ilgili yazdığım yazıları hatırlatmayı sürdürüyorum...
Bu yazılarda rahmetli Mumcu'nun öldürülmesi ile ilgili bazı konular bulunuyor... İşte 25 Ocak 1997 tarihli yazım..
"Uğur Mumcu'yu kimler, neden öldürttüler?... 


Türkiyenin En Büyük Problemi Hürriyet Gazetesi’dir!
 

Türkiye'nin en büyük problemi Hürriyet Gazetesi'dir! Daha önce bir kere daha yazdım. Şimdi gene yazıyorum: Türkiye'nin en büyük sorunu Hürriyet Gazetesi'dir. Başbakan kendilerine çıkıştı ya, hemen tehdit başladı: "Suud Kralı'nın hediyeleri neydi, nerede" vs. Yazarlarından birisi aynı gün "Nerede Kralın hediyeleri" diye sorarken, öteki "Cumhurbaşkanı açıklayacak, büyük ihtimalle kayıtlıdır" diye yazıyor.


Kemalist Olmama Hakkı
 

Hatırlarsınız, Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Liberal Düşünce Topluluğu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Atilla Yayla'nın, 2006 yılında AKP İzmir teşkilatının düzenlediği bir paneldeki sözleri nedeniyle başına gelmedik kalmamıştı.
Yayla bazı gazeteler tarafından "hain" diye suçlanmış, üniversitedeki görevinden el çektirilmiş ve hakkında Atatürk'ü Koruma Kanunu'na muhalefetten dava açılmıştı.


Darbecilere Operasyon
 

Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz ve Fikri Karadağ dahil, gazete bombalamaktan Danıştay baskınına, ölüm yemini ettirmekten Dink cinayetine kadar birçok olayda adı anılan 33 kişi sorgulanıyor...
RADİKAL - İSTANBUL - Geçen yıl haziran ayında Ümraniye'de bir gecekonduya yapılan operasyonda 27 el bombasının ele geçirilmesiyle başlayan soruşturma emekli Tümgeneral Veli Küçük,


Hocanın MSN’inde Örgütün Şifreleri
 

Doç. Dr. Ümit Sayın'ın, Binbaşı Oğan Türkmen ve Üsteğmen Zafer Yener ile bilgisayarda yaptığı görüşmeler Ergenekon örgütünün çözülmesinde yardımcı oldu
İSTANBUL MİLLİYET
İstanbul Üniversitesi dli Tıp Enstitüsü'nden Doç. Dr. Ümit Sayın'ın İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak'a e-mail yoluyla yaptığı hakaret nedeniyle incelenen bilgisayarında, "Ergenekon terör örgütü" nün şifrelerine rastlandı.


Hani JİTEM Yoktu?
 

Geçen hafta, 'Hesaplaşma' adı altında kapsamlı ve kalıcı bir referans kitabı yayınlayan Neşe Düzel'e Murat Belge ne diyor? 'Bugün artık derin devlet MİT değil. Bugünün derin devleti Jandarma İstihbarat Teşkilatı JİTEM.
Bu teşkilatı kurduğunu söyleyen o emekli general on yıl sonra tutuklandı. On yıl içinde kaç cesetten sonra acaba bu oldu? O cesetleri de saymak gerek.' Veli Küçük'ün 'JİTEM'i ben kurdum' demesine rağmen geçmişte askeri yetkililer JİTEM'in varlığını sürekli inkar etti.


Pazar tezi
 

1. İddialar doğru ise;
Birilerinin, aslında (sözde) aynı düşüncede, aynı safta göründükleri kişileri öldürebilmesi, kurumlara saldırabilmesi, bomba atabilmesi size neyi hatırlatır, ne düşündürtür?
Kendi öldür(t)düklerinin cenazesinde filan boy gösterebilmeleri mesela? Ha?
O saldırılarla kamuoyunda tepki, öfke, infial, korku, miting, başkalarına nefret, karşı şiddet yaratmaları?


Derin Devlet AK Parti’yi Kuşattı mı?
 

noktaları yakından tanıyan Mehmet Elkatmış'tan Neşe Düzel'e gündemi sarsacak çok önemli açıklamalar...
Hrant Dink"in katilleri yakalandı ama o katillerin arkasındakiler ortaya çıkartılmadı. Aynı şekilde Trabzon"daki, Malatyadaki cinayetlerin, Şemdinli"deki bombalı saldırının planlayıcılarına da ulaşılamadı.


 Yeni Sayımız Çıktı 

 
 

Mart Sayısı

Kıymetli okuyucularımız,
'Başörtüsü sorunu' giderek derinleşiyor. Çözüm olacağı iddiasıyla yapılan Anayasa değişiklikleri ise başka sorunları beraberinde getiriyor. Fakat siyasiler, meseleye 'ilkesel' bazda yaklaşmak yerine oy kaygılarını öne çıkardıkları için, sorunun asli boyutu hep geri planda kalıyor. Biz de bu ayki YORUM bölümünde, 'başörtüsü sorunu'nun asli boyutu üzerinde durmaya çalıştık. Bir çokları kabul etmek istemese de, sorun, aslında bir 'iktidar sorunu'dur ve konunun bu bo¬yutu dikkate alınmadıkça da, soruna köklü bir çözüm bulunamayacaktır. Bu ayın YORUM'unda değerlendirmeye çalıştığımız ikinci konu ise Kosova'nın bağımsızlığı oldu. Kimilerinin beklentilerinin aksine, Kosova'nın bağımsızlığının başka özerk bölgeler için örneklik teşkil etmeyeceğini vurguladık ve Amerika'nın bu konuda kaygıları olan ülkelere gerekli güvenceleri verdigini ifade ettik. KAVRAM bölümünde ise, 'İslamcılık'ı işledik.                   Devamı için  


 Yorum 

 
 
 

Gazze Ablukası ve Düşündürdükleri

İsrail'in, Hamas'ın kontrolündeki Gazze Şeridi'ne uyguladığı ambargo ve abluka, tam bir insanlık dramına dönüştü. 2005 yılında Gazze'den çekildikten sonra zaman zaman bölgeye ambargo uygulayan İsrail, bu kez Gazze kaynaklı olduğunu iddia ettiği füze saldırılarına misilleme bahanesiyle Gazze'ye temel ihtiyaç maddelerinin girmesine de engel oldu ve yakıt vermeyerek hayatı durma noktasına getirdi. Yiyecek ambargosundan sonra elektriklerin de kesilmesiyle birlikte, Gazze Şeridi tam bir açık hava hapishanesine döndü. Bir hafta içerisinde en temel insani ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanan Gazzeliler, sonunda Mısır'la aralarındaki Refah sınırındaki duvarı patlattılar ve ihtiyaçlarını Mısır'dan gidermeye çalıştılar.                                    Devamı için    


BAŞÖRTÜSÜ VE İKTİDAR İLİŞKİLERİ

Başbakan Erdoğan'ın Medeniyetler İttifakı toplantısı için gittiği İspanya'da başörtüsü konusunda yaptığı açıklama, konunun yeniden gündemin ilk sırasına yerleşmesine neden oldu. Çünkü Erdoğan, bu konuşmasında, ilk defa olmak üzere, başörtüsünün bir 'siyasi simge' olarak takılmasının suç sayılmaması gerektiğini ifade etti. Buna göre sembollerin (velev ki siyasi bile olsalar) suç sayılması, özgürlüklerle bağdaşmazdı. Daha önce hep 'dini inançları gereği' başını örtenlerin haklarını savunan Erdoğan, bu kez başörtüsünün 'siyasi simge' olarak dahi takılabileceğini savunuyordu. Bu önemli bir üslup değişimiydi ve elbette ülkede tartışma çıkacaktı!                                                                                 Devamı için  


 Kavram 

 
 
 

Felâh

Felâh, tarlayı sürmek, yarmak anlamına gelen fe-le-ha kökünden türemiş bir kavramdır. Sözlükte istenmeyen şeylerden kurtulma ve gayeye ulaşma, hayır, refah, saadet sahibi olma gibi anlamlara gelirken, ism-i fail olarak 'fellah' da tarlayı süren kişi manasındadır.
Terim olarak felâh, dünyada sahip olunacak başarı ve mutluluk ile ahirette kazanılacak ebedi kurtuluş ve saadeti ifade eder. Bu yönüyle, halk arasında da bilinen şekliyle, kısaca kurtuluş olarak tabir edilebilir. Ayrıca getirdiği hayırlardan dolayı sahur yemeğine de felâh denilmiş, ezanda da mü'minler felâha çağrılmış, namaz felâh olarak görülmüştür. Râğıb el-İsfahani, bu kavramı dünyevî ve uhrevî olmak üzere iki kısma ayırır. Dünyevî yönünü "dünya hayatının hoş, güzel hale gelmesini sağlayan saâdetleri elde etme, kazanma" diye ifade ederken, refah ve sanatta bâki olma, zenginlik ve izzet sahibi olmayı bu cümleden saymıştır.
            
                        Devamı için



 Düşünce 

 
 

Başörtüsü: Kahır mı Fahır mı?

 

Mehmed DURMUŞ

'Başörtüsü serüveni'…
Bir 'serüven' midir başörtüsü? Evet, belki bir yanıyla öyle. Fakat lütfen hiç kimse bu serüveni, nasıl sonlanacağı hiç bilinmeyen bir macera arayışı ya da, etkisinde kaldığı şövalye kahramanlıklarının bütün benliğini esir aldığı Don Kişot'un akıl almaz girişimleri gibi anlamasın. Doğrusunu söylemek gerekirse 'başörtüsü' kelimesi de, dimağımda ekşimtırak bir tadın oluşmasına yol açmaktadır. Nedeni basit: Örtü, sadece baş için değil, (kadın) bedeninin bütünü içindir. Çünkü ister istemez açıkta kalması gereken kısımların dışında, kadın bedeni tümüyle ziynettir. Dinim, sadece başı örtmenin kâfi geldiğini emir buyurmakta değildir; tıpkı başı örtmemeyi de emir buyurmadığı gibi. 'Örtünmek', 'hicap' ya da 'tesettür'ün yanında 'başörtüsü'nün eksik kaldığı aşikârdır.                                                             
Devamı için


Bilinçsiz İyimserlikler

Atasoy MÜFTÜOĞLU

Koşulları, gerçekçi bir biçimde değerlendirerek; uygun, meşru konumlar, yöntemler tayin etmekle; koşullarla bütünleşmek birbirinden çok farklı şeylerdir. Ahlaki meşruiyeti bulunmayan koşullara, süreçlere ve tarihe mecbur ve mahkum değiliz. Hepimizi kuşatan koşulların, süreçlerin ve tarihin farkında ve bilincinde olarak yaşamak olumlu bir gerçekçiliği seçmek anlamına gelir; koşullarla bütünleşmek ise, olumsuz, teslimiyetçi bir gerçekçiliktir. Değiştirmediğimiz, dönüştürmediğimiz, değiştirmeyi ve dönüştürmeyi düşünmediğimiz, bu amaçla çaba harcamadığımız takdirde; bizi baskılayan koşullara boyun eğmiş oluruz. Hayatımızı devlet aklına göre, resmi akla göre düzenleyemeyiz. Bizler, Müslümanlar olarak, koşullar değişse de, değişmeyen bir aidiyet bilincini temsil etmekle yükümlüyüz.                Devamı için  


‘Türban’ Savaşları
İblis Söz Vermişti: ‘Senin Doğru Yolun Üzerine Oturacağım’

Ahya ARAS

Bir kadın… TV stüdyosunda bacak bacak üstüne atmış, koltuğa alabildiğine kaykılmış, çok müşteki olduğunu zannettiğiniz, 'kadın düşmanı' feodalitenin pek büyük bir ağası havasında konuşuyor. Hal ve hareketleri, beden dili gayet erkeksi. Bir pala bıyığı, bir de çektikçe şak şak ötecek iri taneli otuzüçlük tesbihi eksik. Sureta kadın işte. Ve başlıyor, bağırsaklarına doldurduğu 'hevai fişekleri' peş peşe patlatmaya: Türban kadın özgürlüğünün en büyük düşmanıdır! Türban, kadını erkekle eşitlemenin önündeki en ciddi engeldir! Türban, erkek egemen bir toplumun egemen erkeklerinin kadına dayattığı bir giyim tarzıdır! Erkek egemenliğinin önemli bir aracıdır! Bu çağda bu kafa! Türkiye, pardösülü kadın manzaralarını nasıl kaldırır!                                                  Devamı için


Yakın Gelecekte Türkiye

Hüseyin ALAN

Geleceğe yönelik bir projeksiyon üretmek, evvela ülkenin şu andaki genel durumunu doğru tespit etmeye, görünen fotoğrafını iyi okumaya bağlıdır. Bu okuma, ülkedeki kurulu çatıyı ve siyasal yapıyı, toplumsal grupları ve gerginlik noktalarını, tarafların karşılıklı yaklaşımlarını doğru tespit etmekle kolaylaşacak bir iştir. Diğer konular, bu temeller üzerine bina edildiği için ayrıntı sayılır ve esası bozmazlar.
Böyle geleceğe dair konuşmak bir anlamda devletin kendisini, sorunlara yaklaşımını ve çözme kapasitesini de ortaya koymaktır. Dolayısı ile devletin kuruluştan bu yana gelen temel ilkelerini ve uygulamalarını görmek kadar, dayandığı toplumsal gurubun seçkinci-toplumcu, zalim-adil, dayatmacı-uzlaşmacı olup olmadığını da ortaya koymak olur.                              
                                                            Devamı için


Beyin Fırtınası-4

Arif KAYA

Köle ve Efendi
Milyonlarca öğrencinin ders başı yaptığı yeni bir eğitim-öğretim yılı daha başlıyordu. En büyük oğlumun yeni bir okula başlaması hasebiyle bu ilk gününde yanında olup ona destek vermek için bir çok veli gibi ben de oradaydım. Malum tören(ritüel)lerden sonra müdür bey ilk dersi vermek üzere bir bayan öğretmeni kürsüye davet etti. O da önce ilk günün heyecanı içinde olan ve bir hayli gürültü yapan öğrencileri sükunete ve ciddiyete davet edip sonra konuşmasına başladı. Konuşmasında genel olarak ülkenin ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğundan bahsetti. Özellikle küresel güçlerin ulus devlete karşı düşmanca bir tavır sergilediğini söyleyip "biz sizi köle değil efendi olmanız için eğitmek, yetiştirmek istiyoruz" dedi.
                                                                                 Devamı için

 


‘Örnek Nesli’ Nasıl Anlamalı?

M. Kürşad ATALAR

Bu yazının amacı, Ashab'ın örnekliğinin mahiyetini tartışmaktır. Konu önemlidir, çünkü vahyin pratize edilmesi noktasında, 'sahabeler dönemi'nin özel bir yeri vardır. Her ne kadar Kur'an'da Hz. Peygamber'in 'usve-i hasene' olarak tanımlanması 'örneklik' tartışmalarında meseleyi büyük ölçüde çözüyor gibi görünse de, 'sahabenin konumu' da ayrıca ele alınmalıdır. Zira sahabeler, doğrudan vahiyle muhatap olan ilk nesildir ve onların vahiyden anladıkları ve bunları pratize edişleri, doğal olarak bütün Müslümanlar için önem arz etmektedir. Peki Müslümanlar, sahabeleri 'örnek' alırken, doğru bir yaklaşım sahibi midirler? İşte bu noktada bazı sıkıntılar vardır ve bunların üzerinde durulmalıdır. Bilindiği üzere, sahabeler dönemi, meşhur ifadesiyle 'saadet asrı' olarak bilinir. Bu dönemde, 'saadet' kelimesinin içerdiği anlamı hak edici bir çok örnekliğin görüldüğü söylenebilir ancak dönemin tanımlanması noktasında kimi zaman sınır aşılır ve saygının dozajı kaçırılır.                                                                                                        Devamı için

 



 Çeviri

 

“Eşkiya Baronları Geri Dönüyor”                             Devamı için



Sanat Edebiyat 

 
 

Cevdet Paşa Büyük Ödülü Mengüşoğlu’na Verildi                                                                                Devamı için


KOR AYAKLAR*                                                        Devamı için


Kardeş Siteler

 
 
 


Kuranislami logo

designed by İktibas WEB


<<Tıkla>>


Kürşad ATALAR ile

''ON TEZ''

kitabı üzerine


 

MEKTUPLAR

 

İslam'da organ naklinin durumu nedir?

 

Adak ve akika kurbanı İslam'da var mıdır?

 

Günümüzde faiz konusu...