Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 350 | Şubat  2008

                   

 

 


SELAM İLE...

Kıymetli okuyucularımız,
Bu ayın YORUM'unu, İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukaya ve başörtüsü sorununa ayırdık. Bilindiği gibi, İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik ambargoyu ağırlaştırdı ve geçtiğimiz ayın sonunda durum tam bir drama dönüştü. Abluka ve ambargo sonucunda Filistinliler bir nevi açık hava hapishanesi şartlarını yaşadılar ve durum dayanılmaz hal alınca, Refah sınırındaki duvarı bombalarla patlatarak geçici de olsa rahat bir nefes alabildiler. İsrail'in buradaki amacı, elbette direnişi sürdüren Hamas'ı iyice köşeye sıkıştırmak ve içerden bitirmekti. Ancak duvarın patlatılması, meselenin 'insani' boyutunu siyasi boyutun önüne geçirdi. İşte bu noktada zamanında Hitler'in Yahudilere yaptığının bir benzerini, şimdi İsrail'in Filistinliler'e uyguladığını hatırlatmak gerekiyordu. Biz de YORUM bölümünde bunu yapmaya çalıştık ve zalimlerin ve zulmün karakterinin değişmediğini göstermeye çalıştık. Geçtiğimiz ayın önemli gündem maddelerinden biri olan başörtüsü sorunu konusunda ise, 'iktidar ilişkileri'nin önemine değindik ve başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasının, meselenin çözülmüş olacağı anlamına gelmediğini vurguladık. İslam'ın yükselen bir değer olmayı sürdürmesi halinde, İslami pratiklerin kamusal alandaki tezahürlerinin devam edeceğini ifade ettik ve bunun bilincinde olan laik kesimlerin, tedbir olarak İslami kavramların için boşaltma ve iğdişleştirme yöntemlerine başvurduklarına dikkat çektik. KAVRAM bölümünde, 'felah'ı işledik. Felah'ı ancak müminlerin bulabileceğini ve insanlığın 'kurtuluş' ümidi olduğunu iddia eden bütün ideolojilerin bu tezlerinin asılsız olduğunu, gerçek kurtuluşun ancak İslam'da bulunduğunu belirttik. DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmed Durmuş, başörtüsü tartışmalarını değerlendirdiği yazısında, örtünmenin bir 'hak' değil, bir kulluk eylemi olduğunu vurguladı ve bu noktadaki flulaştırıcı eğilimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Atasoy Müftüoğlu, verili koşullara teslimiyet yerine eleştirel bakış açısının önemini vurguladığı yazısında, Müslümanların direnerek var olma mücadelesi vermesi gerektiğine işaret etti. Ahya Aras, tesettürü 'geriliğin' bir simgesi olarak göstermek isteyen çevrelerin yaptığı propagandaların, mümin hanımlarının tesettürü kuşanma iradelerini etkileyemeyeceğinin altını çizdi. Hüseyin Alan, post-modern süreçte İslam'ın bir ümit olmaktan çıkarılmaya çalışıldığını, fakat modern değerlerin cazibesinin kalmadığı bu dönemde, Müslümanların önünde önemli fırsatların bulunduğuna dikkat çekti. Arif Kaya, "Beyin Fırtınası" adlı dizi yazılarının dördüncüsünde, laik eğitim sisteminin kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkan sorunlara değindi ve bütün yapıları olduğu gibi rejimleri korumak için de halka dayalı olma kriterinin esas alınması gerektiğini, zorlama tedbirlerle rejimlerin uzun süre ayakta tutulamayacağını ifade etti. M. Kürşad Atalar ise, sahabelerin her birinin 'gökteki yıldızlar gibi' olduğuna dair anlayışı eleştirdi ve örnekliğin peygamberlerden alınması gerektiğini vurguladı. ÇEVİRİ bölümünde, “Eşkiya Baronları Geri Dönüyor” adlı yazının ikinci bölümünü yayınladık. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, Cevdet Paşa Büyük Ödülü’ne layık görülen M. Önal Mengüşoğlu ile yaptığımız röportajı ve Ferman Karaçam’ın “Kor Ayaklar” adlı şiirini bulabilirsiniz. MEKTUPLAR bölümünde, nazarın hükmü, organ nakli, tesettürün hikmeti, adak ve akika kurbanı, faizin mahiyeti, haremlik-selamlık uygulaması ve piyango hakkındaki sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise geçtiğimiz ayın önemli haber ve yorumlarını istifadenize sunduk. Umuyoruz ki beğeneceksiniz.
Bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah’a emanet ediyoruz.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...