|

Öğrencisi Olmayan Fakültenin Hocaları ‘İstihbarata’ Çalışmış
Erkan Acar, Çetin Çiftçi/ 13.06.2008/ Zaman
Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetinde adı
geçen İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi Ruhi
Abat'tan sonra aynı üniversitenin Dinler Tarihi Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Şükrü Uslu'nun da istihbarat birimlerine çalıştığı ortaya
çıktı.
Doç. Dr. Uslu, 16 Mayıs 2008'de Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na
verdiği ifadede 'devletin ilgili kurumlarının talebi ile çalışmalar
yürüttüklerini' ifade etti.
İnönü Üniversitesi Darende İlahiyat Fakültesi, 28 Şubat sürecinde
medyanın hedefiydi. Fakülte, son yıllarda üniversitedeki ulusalcı
yapılanmanın etkisine girdi. 1992 yılında Darende ilçesinde eğitime
başlayan fakülte, 2001'de İnönü Üniversitesi Kampüsü'ne taşındı.
Üniversite yönetimi, fakültenin kampüse taşınmasının ardından öğrenci
alımını durdurdu. Fakülte son mezunlarını 2004'te verdi. Tabela
fakültesi haline gelen ilahiyat fakültesinde 25 dolayında idari ve
akademik personel görev yapıyor. Fakülte dekanlığına genelde ilahiyat
kökenlilerin dışında bir isim atanıyor. Şimdiki dekan Prof. Dr. Mustafa
Kılıç, aynı zamanda rektör yardımcısı. Kılıç da eğitim bilimleri
fakültesi kökenli.
Öğrencisiz kalan fakültenin akademik personelden bazılarının adı Zirve
Yayınevi'nde işlenen cinayetler ile anılmaya başladı. Ruhi Abat'ın,
yayınevi cinayetinin sanıklarından Emre Günaydın'ı azmettirdiği iddia
ediliyor. Abat'ın adı dava dosyasındaki bir ihbar mektubunda azmettirici
olarak geçiyor. Bu sebeple Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Abat'ın
ifadesine de başvurdu. Abat, şunları dile getirdi: "Malatya Emniyet
Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na çalışmalarında birkaç defa
destek verdiğimi biliyorum. Bu destek onların çalışmalarında
karşılaştıkları teknik tabirlerin kendilerine açıklanması şeklinde
olmuştur. Bu bağlamda evanjelizm, baptist, metodist, vaftiz, konsiller
vb. kafalarına takılan hususları sormuşlar, ben de cevaplarını
vermişimdir. Yetkili makamlarla görüşmemiz bazen yüz yüze, bazen de
telefonla bilgi verme şeklinde olmuştur. Bildiklerimi anında kendilerine
telefon ile bildirmişimdir, bilmediklerimi araştırdıktan sonra
kendilerine dönerek yardımcı olmuşumdur." Bu programlar sebebiyle İl
Jandarma Komutanı Albay Mehmet Ü., Binbaşı Haydar Y. ve Mehmet Ç.'yi
tanıdığını belirten Abat, Mehmet Ü. ve Haydar Y. ile yüz yüze ve
telefonla görüşmeler yapmış."
Devletin ilgili birimlerinin talebiyle
Ruhi Abat'tan sonra aynı fakültenin Dinler Tarihi Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Şükrü Uslu'nun da ifadesine başvuruldu. Uslu'nun 'Küresel
Evanjelizm ve Türkiye' konulu çalışması, Zirve Yayınevi cinayeti ile
ilgili dava dosyasına girdi. Dava dosyasına giren bir ihbar mektubunda
da Uslu'nun verdiği misyonerlik seminerlerine dikkat çekildi.
Savcılıkta, çalışmalarının uzun yıllardır devam ettiğini anlatan Uslu,
bilgileri halkla paylaşmaya 2004-2005'te başladığını anlattı. Uslu,
şunları kaydetti: "Bu çalışmalarımızı sunmamız da devletin ilgili
kurumlarının talebi üzerine bazen de özel kuruluşların talebi üzerine
gerçekleşmiştir." Şükrü Uslu da tıpkı Ruhi Abat gibi Türkiye'deki
misyonerlik araştırmaları yapan Türkiye Dinler Tarihi Derneği'nin üyesi. |