|
Değerli
okuyucularımız,
Dergimiz
İKTİBAS, elinizdeki bu sayı ile birlikte 20. yılını
tamamlamış bulunuyor. Rabbimize şükürler olsun ki,
İKTİBAS, bunca yıl, türlü zorluklara rağmen, bu ülkede
Tevhid bayrağının güçlü bir sesi olarak yayınını
sürdürdü. Niceleri gelip-geçti, fakat İKTİBAS, bir
atımlık barut olmadığını kanıtladı. Rahmetli Ercümend
Özkan’ın büyük fedakarlıkları ile 12 yıl yayımlanan
dergimiz, onun vefatından sonra da çizgisini koruyarak 8
yıl boyunca çıkmaya devam etti. Bugün Türkiye’de bir
tarikat, cemaat ya da parti desteğine sahip olmadan ve
çizgisini de değiştirmeden çıkabilen ‘İslamcı’ dergi
sayısının bir elin parmaklarını geçmediği göz önüne
alınırsa, İKTİBAS’ın bu ‘performansı’nı gereğince
değerlendirebilmek mümkün olur. Buna rağmen, bu derginin
bunca yıl çıkabilmiş olmasının ardında, bilinmelidir ki,
öncelikle ‘fikir’ vardır. Parası olan fakat birkaç ay
çıkabilen pek çok yayın organı görmüştür bu ülkenin
insanı. Fakat İKTİBAS, bir ‘heves ürünü’ olmadığını,
bunca yıllık yayın hayatında gösterdiği performans ile
ele güne karşı kanıtlamıştır. Bunu, iftihar etmek için
de söylemiyoruz. Sadece bu derginin mesajına kulak
verilsin, niçin bunca sene yayınına devam edebildiği iyi
anlaşılsın ve ibret alınsın diye söylüyoruz. Dost-düşman
herkesin kabul edebileceği gibi, İKTİBAS, bu ülke
insanının Tevhid’i gereği gibi anlaması ve hayatına
aktarması hususunda önemli işlevleri olmuş bir dergidir.
Net bir çizgisi vardır ve doğrularını, eğip-bükmeden
savunmaktadır. Sapmaların ve çözülmelerin yaşadığı son
yıllarda bu istikrarlı çizgisini korumayı başarmış
olması, dergimizin işlevinin devam ettiğinin kanıtıdır.
Bu özelliği ve göstermiş olduğu performansı ile İKTİBAS,
bu topraklardaki Tevhidi çizginin tarihinde silinmez
izler bırakmıştır. Rabbimizin inayeti ile, istikrarlı
duruşunu ve net çizgisini bundan sonra da sürdürmeye de
devam edecektir.
Aziz
okuyucularımız,
Bu yıl,
dergimizin ücretini, cüz’i bir miktar artırmayı uygun
gördük. Her bir sayı için, fiyatımız bu yıl, 3.000.000
TL. olacaktır. Abone bedeli ise, 30.000.000 TL.dir. Bu
kararı, maliyetlerde önemli bir artış olmayacağı ve
dergimizin daha çok okunması düşüncesiyle almış
bulunuyoruz. Avrupa’dan abone olacaklar ise 45 EURO, ya
da bedeli miktarında döviz veya TL. ödeyeceklerdir. Her
bir cildin fiyatı ise 15.000.000 TL.dir. Bu vesile ile,
yıllardır dergimizi istikrarlı bir şekilde takip eden
abonelerimize şükranlarımızı iletiyoruz. Zira abone, bir
derginin yaşamını devam ettirmesi için hayati önemi
haizdir. Bu şekilde yıllardır dergimizi alıp, okuyan ve
yayınını sürdürmesine katkıda bulunan nice okuyucumuz
vardır. Buradan hepsine tekrar teşekkürlerimizi
iletiyoruz. Abone olup da borcunu henüz
ödememiş/ödeyememiş olanlara ise, borçlarını bir an önce
ödeme konusunda hassas davranmalarını bir kez daha
hatırlatmak istiyoruz. Dergimizi okumak isteyen, ama
ödeme konusunda sıkıntıları olan okuyucularımızın ise,
durumlarını bize bildirmelerini rica ediyoruz. Böylesi
okuyucularımıza kolaylık göstereceğimizin bilinmesini de
istiyoruz. Zira bu dergi hiç zaman kar-amaçlı
çıkmamıştır. Çıkaranların daima "yan gideri" olmuştur ve
nice fedakarlıklarla yayınına devam edebilmiştir.
Rabbimizin izni ile, bundan sonra da kar amacı
güdülmeyecektir.
Kıymetli
okuyucularımız,
20. yayın
yılını doldurduğumuz bu son sayımızda YORUM bölümünde
AKP iktidarının "neyi yapamayacağı" sorusunun cevabını
vermeye çalıştık. Buna göre, "rejim sorunu"
çıkarabilecek örneğin başörtüsü meselesi gibi "köklü"
problemleri çözme girişiminde bulunmayacaktır. Önceliği
ekonomiye verecek ve kendisi için çizilmiş sınırların
dışına çıkmamaya çalışacaktır. Bu ise, bir "merkez
partisi" olarak hareket edecek olan AKP’nin, ciddi bir
kriz geçiren sisteme taze kan pompalayacağı anlamına
gelmektedir. KAVRAMLAR bölümünde ise, "dini Allah’a has
kılmak" konusunu işledik ve Kur’an’a ait olan bu
kavramın, Tevhid’e şirk katmadan inanmayı gerektirdiği
hususunun altını çizdik. Buna göre insanlar, Allah’a
inandıklarını ve ‘dindar’ olduklarını iddia etseler
bile, eğer dini Allah’a has kılmıyorlarsa, imanlarına
şirk katıyorlar demektir. Bu durum, günümüz dünyasında
sıkça karşılaştığımız bir vakıadır ve Tevhid’in gereği
gibi anlaşılmadığının da kanıtı olarak görülmelidir.
DÜŞÜNCE bölümünde, Mehmet Durmuş, AKP’nin tek başına
hükümeti kurmuş olmasının, Türkiye’de bir
"Müslüman-demokrat parti"nin zuhuruna delalet ettiğinin
altını çizdi. M. Önal Mengüşoğlu ise, ciddi bir
rahatsızlık geçiren ve dergi olarak bizim de kendisine
acil şifalar dilediğimiz M. Said Çekmegil’in düşün
dünyamıza katkılarını değerlendiren bir yazı yazdı.
Cemal Çağlak ise, Hılf’ul-Fudul kavramının yanlış
anlaşıldığını ve gayr-i İslami pratiklere zemin
hazırlamak için kullanıldığına vurguda bulundu. Prof.
Dr. Mikail Bayram ise nasih-mensuh konusunu işlediği
yazısında, Kur’an’da mensuh ayetler bulunduğu
iddiasının, Kur’an’ın “La raybe fîh” özelliğine aykırı
düştüğüne dikkatleri çekti. DEĞERLENDİRME bölümünde, M.
Kürşad Atalar, Japon modernleşmesi ve Japonya’da İslam
konularına ilişkin izlenimlerini bizlerle paylaştı.
LOKAL ETKİNLİKLERİ’nin konuğu, Prof. Dr. Mikail
Bayram’dı. Bayram, “İslam’da Tefekkür” başlıklı
konferansında, İslami kavramlarla düşünebilmenin önemi
üzerinde durdu. ÇEVİRİ bölümünde Selvet Akgün ve Songül
Aydın’ın güncel konulara ilişkin iki tercümesini
bulabileceksiniz. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, İbrahim H.
“Mozart, Ezan ve Biz” başlıklı yazısında, musiki ile
kültür arasındaki ilişki bağlamında, Batı müziğinin bu
ülke insanınca haz alınarak dinlenmesinin imkansızlığına
vurguda bulundu. GÜNDEM bölümünde ise, geçtiğimiz ayın
önemli gelişmelerine ilişkin haber ve yorumlara
ulaşabileceksiniz...
Aziz
okuyucularımız,
Bu arada
Ramazan Bayramınızı da tebrik ediyoruz ve Ramazan’ı
hakkıyla idrak edenlerin ve siz değerli okuyucularımızın
bayramlarını kutluyoruz. Bu vesile ile hepinizi Allah’a
emanet ediyoruz.
© 2002 İktibas |