Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 285 Eylül 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri

Düşman Stokları

Mumia-Ebu-Jamal

11 Eylül’ün Bize Öğrettiği 20 Ders

Bir Dergi-Alıntı
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

 

 

Düşman Stokları

 

Jürgen Krönig

 

Çeviren : Selvet AKGÜN

Die Zeit, 28.08.2002, 35/02

 

Amerikan stratejistleri Irak’ın petrol yataklarına uzanmak istiyorlar. Batı kendisini Suudilerden bağımsız hale getirmeli

Dünya ekonomisi kan kaybediyor, fakat petrol fiyatlarındaki artış devam ediyor. Aslında petrol belli bir zamandan beri pahalı. Bu arada, Amerikan Nymex-Futures borsasında Brent cinsi bir varil yaklaşık 20 Dolara satılıyor. Konjonktürel düşüş talepi azaltsa da, arz artıyor. OPEC muslukları açıyor ve kendi üretim kotalarına aykırı hareket ediyor. Üyeleri her gün, fazladan 1,8 Milyon varil üretiyorlar. Middle East Economic Survey’in tespitlerine göre özellikle Irak ve İran son aylarda üretimi tırmandırdılar.

Irak aynı zamanda yüksek talebin müsebbibi durumunda. Kimse körfezdeki savaşın olup olmayacağı veya ne zaman olacağını bilmiyor. Her ne kadar Avrupalı hükümetler silahlı bir çözümün engellenebileceğini ümit ediyorlarsa da bütün Sanayi ülkeleri, özellikle de ABD, petrol rezervlerinin stoklarını dolduruyorlar. Mütemadiyen ülkenin stratejik rezervlerinin bulunduğu Texas ve Louisiana’nın dev mağaralarına haftalardır tanker yüklerini pompalıyorlar. Afganistan savaşı’ndan sonra Bush, 700 Milyon varil kapasiteli depoların limitlerine kadar doldurulması talimatı vermişti. Londra’daki Alman bankasından Adam Sieminski, Batı petrol istiflediği için ‘yükselme tandansıyla fiyatın sabit kaldığını’ söylüyor.

Irak’a karşı olası bir savaş karşısında sanayi ülkeleri kendilerini güvence altında görmek istiyorlar. Saddam Hüseyin’in rejimine karşı bir savaşın çıkması durumunda, Irak petrolü dünya piyasasından çekilir. Batı, 1,5 ila 2 Milyon varillik kayba tahammül edebilir, çünkü böylesi bir durumda diğer üreticiler piyasadaki paylarını yükseltmek isteyeceklerdir. Fakat Saddam Hüseyin geçici de olsa Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın petrol yataklarını tasfiye etmeye çalışabilir. Londra’daki Centre for Global Energy Studies’ten Julian Lee’ye göre böyle bir ‘korkulu rüya senaryosusu’ karşısında ‘petrol fiyatı için üst bir sınır’ bulmak imkansız olur. Varil başı 50 yada 60 Dolarlık bir dramatik fiyat artışı dünyayı derin bir ekonomik krize götürebilir.

Rezervler darboğazları aşmaya yardımcı olabilir. ABD mağara depolarından üç ay boyunca günde ek olarak dört milyon varil petrol piyasaya sunabilir. Buna Almanya ve Japonya’daki stoklar da dahil edilirse, bir aylığına da olsa, günde 9 milyon varillik bir stok kullanma imkanına sahiptir. Uluslararası Enerji Ajansı IEA’ya göre Batı, muhtemel bir petrol krizine karşı her zamankinden daha iyi bir şekilde donanmış vaziyette. Batının, ‘eski petrol krizlerinde ortaya çıkan büyüklükteki şokları ve kesintileri telafi edebilecek’ kadar rezervleri var.

Uzmanların tümü ise, Körfez’de çıkabilecek yeni bir savaşın petrolü kısa vadede pahalılaştıracağı konusunda hemfikirler. Orta vadede ise Bağdat’da bir rejim değişikliği petrol tedariki konusundaki sıkıntıların giderilmesine katkıda bulunabilir. Batılı şirketlerin üst düzey yöneticileri, Irak’taki potansiyel hakkında konuştuklarında heyecanlanıyorlar. Ülke, dünya rezervlerinin yüzde 15’ine sahip ve petrol yataklarına büyük ölçüde henüz el değmemiş. Hatta bu yüzden Lee’ye göre Irak’ın şimdiki tahminlerden daha fazla petrole yataklık ettiği de düşünülebilir. Batı çölü hemen hemen hiç araştırılmamış; Irak’ın rezervlerinin son tahlilde ‘Suudi Arabistan’ın rezervleri kadar büyük olduğu ortaya çıkabilir’. Bilhassa üretim şartlarının neredeyse olağanüstü uygunluğu dikkate alındığında, Petrol multi milyarderlerinin orada iş yapmak için beklemeleri hiç de şaşırtıcı değil. Nitekim, 1 varilin tüm masrafları bir doların altında kalıyor. Aynı miktar petrolü Sibirya’dan ya da Kuzey Denizi’nden çıkarmak, 16 ila 18 dolara mal oluyor. Petrol, Suudi Arabistan’da dahil, hiçbir yerde, bu kadar ucuz çıkartılmıyor.

Ayrıca 11 Eylül’den beri Suudi Arabistan’ın siyasi güvenilirliği konusunda şüpheler var. Rand Corporation’in analizcilerinin Pentagon için hazırladığı bir rapor, dünyanın en büyük petrol gücünü ‘şerrin çekirdeği’ olarak tanımlıyor. Onlarca senedir ABD’nin güvenilir müttefiki olan Suud ülkesi, Ortadoğu’da ‘en tehlikeli muhalif’ olarak görülmeliymiş. Rand Corporation, Washington’a Riyad’ı ‘terör gruplarının finanse ve organize edilmesine’ son vermek için baskı altına alması gerektiğini tavsiye ediyor. Başka çare kalmaz ise Suudi Arabistan’ın yabancı ülkelerdeki paraları ve petrol yatakları ‘hedef tahtasına alınmalılar’. Suudların tutumu, Saddam Hüseyin’in devrilmesi ile çok az ‘pozitif etkilenecek’miş.

ABD’deki şahinlere Irak petrolü ek argüman sunuyor. Hesaplarına göre Bağdat’da yeni bir rejim Irak’ı en önemli pazarlayıcı ülke konumuna getirecek ve Suud petrolüne bağımlılığı azaltacak. Pentagon’un ifadelerine göre bu senaryo gerçekleşse bile, Batı ‘düşman’ petrolüne muhtaç kalacak. Zira petrol yatakları çoğunlukla İslam ülkelerinde ya da Rusya’da bulunmakta. Moskova gerçekten güvenilir bir partner olarak kendini kanıtlayabilecek mi? Saddam Hüseyin’den sonra Bağdat’ı daha fazla işbirliğini önceleyen bir rejim yönetecek mi? Ama şurası kesin: Sanayileşmiş ülkeler petrole bağımlı oldukları müddetçe Batı, belirsizliklerle yaşamak zorunda.

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin