Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 285 Eylül 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri

Düşman Stokları

CIA ve Demokrasi

11 Eylül’ün Bize Öğrettiği 20 Ders

Bir Dergi-Alıntı
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

 

 

CIA ve Demokrasi

 

Mumia-Ebu-Jamal

 

Çeviren : Kamil CENGİZ

Junge Welt, 06.07.2002

 

Aslında bir Amerikan Cumhurbaşkanının yabancı ülkelerde Amerikan demokrasisinin marifetleri hakkında konuştuğunu duymak acayip bir şey.

Acaba CIA’nin sorumlularını kim seçiyor? Zira, eğer ABD’nin yönetici sınıfının çıkarlarını yabancı ülkelerde diğer Amerikan kurumlarından daha fazla koruyan bir kurumu varsa, o da CIA’dir. O, dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde dünyanın zenginliklerinin ABD’nin hazinesine akmasını sağlamak için hükümetlerin altını oyan ve destabilize eden bir görünmez ordu haline gelmiş bir organizasyondur.

Normalde yanlış bilgilenmiş Amerika’lılar CIA hakkında düşündüklerinde, çoğunlukla İngiliz casusluğunun markalı malı James Bond’dan mülhem tumturaklı ve asil görüşlere sahipler. Biraz daha olgun olan okuyucu belki CIA denince aklına tonlarca materyal okuyan ve böylelikle bugünlerde ‘Intelligence’ –haber hizmeti- adı verilen şeyin asıl işini halleden bir dizi memuru getiriyor. Hakikatin bununla elbette bir ilişkisi var. Ancak CIA’nin özenle Amerikan kamuoyundan gizlenen ve Alaska’nın son geyiğini dahi iliklerine kadar sarsabilecek bir diğer yüzü de var.

Tarihi olarak bakıldığında CIA’nin görevi dünya çapında, Amerikan politikasını belirleyenler tarafından okunan, analiz edilen ya da yorumlanan haberleri toplamak değil. CIA-ajanlarının görevi aktif olarak eylemde bulunmaktır.

Tarihçilerin son yıllarda yabancı ülkelerdeki CIA eylemleri hakkında tespit ettikleri Mafyanın dahi gizli tutacağı adeta bir günah listesi gibi okunuyor. Mesela 1990’da, CIA’nin 2. Dünya Savaşı sonrası İtalyası’nda, İtalyan kamuoyunun seçimlerde Amerikan siyasetçilerinin rızasına uygun düşmeyen yollara kaymamalarını garantilemek için ‘gizli askeri bir organizasyon’ kurdukları ortaya çıktı. CIA bunun için bütün İtalya’da büyük silah depoları ve patlayıcı madde stokları oluşturmuştu. ‘Gladio Operasyonu’ namıyla maruf bu oluşumda CIA, seçilmiş İtalyan hükümetinin seçimlerde ABD’nin iradesine karşı gelme durumunda onları devirecek 15000 savaşçıdan müteşekkil bir gizli ordu kurmuştu. Benzeri gizli ordular diğer Avrupa ülkelerinde mesela Fransa, Hollanda ve Batı Almanya’da oluşturulmuştu. Batı Almanya’da bu iş, kendilerini yeni Amerikan müttefiklerinin hizmetine veren eski SS -Subayları tarafından üstlenilmişti.

Tarihçiler, CIA’nin kuruluş aşamasında büyük etkisi olan en önemli yapı taşlarından birinin Hitler’in General Reinhard Gehlen’in yönetimindeki eski güvenlik ve gizli servisinin üst düzey yetkilileri ve ajanlarından müteşekkil ‘Gehlen Organizasyonu’ olduğuna dair haberler ortaya çıkardılar.

Gehlen kendisini Amerika’lılara teslim ettiğinde onlara kendi organizasyonu tarafından oluşturulmuş dosyaların da içinde bulunduğu saklandıkları yeri açıklamıştı. Nazi-gizli servisçileri ile Amerika’lılar arasında bir ‘centilmenlik antlaşması’ gerçekleştirildi. Gehlen organizasyonu Amerikan hükümeti için çalışmaya başlamıştı ve bundan böyle onun tarafından finanse edildi.

Eğer Avrupa’da bile böyle köklere sahip ise, diğer Amerika ülkeleri, Afrika ya da Asya’da farklı mı olacaktı? ABD’liler demokrasi için kıllarını kıpırdatmadılar. Onlar hoşnut olmadıkları hükümetleri devirdiler, politikacıları ve komple partileri satın aldılar ve bütün bunların hedefe ulaştırmaması durumunda yollarına engel olarak dikilen siyasi liderleri ortadan kaldırdılar. Ve bunlar 50’li ve 60’lı yıllarla sınırlı istisnai olaylar değil. Bugün de Irak’ın Saddam Hüseyin’in devrilmesi için sesler yükselmiyor mu? ABD bu konuda üslubunu biraz yumuşatmak zorunda idi, zira Avrupalı müttefikleri açık uyarıda bulunmuşlardı, fakat bu hedefin kararlı bir şekilde güdüldüğü gün gibi açık.

Bugün tanık olduğumuz şey, hangi ülkede ilgili halkların istek ve arzuları kaale alınmaksızın hangi devlet yönetiminin iktidar olması gerektiğini belirlemek isteyen ABD yöneticilerinin emperyal demokrasisidir. Bunun neresi ‘demokratik’? Bu, ikiyüzlülerin demokrasisi.

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin