|
Filistin
Şiirleri Antolojisi
Ramazan
SEYDAOĞLU
Son
dönemlerde çok sayıda antoloji yayınlandı. Adı, sanı
belli olmayan bir takım kişiler 'benim de bir kitabım
olsun düşüncesiyle' oturup eş dostlarının yardımıyla
aşk, sevda vb. temalardaki şiir veya şiir gibi metinleri
toplayıp birkaçyüz milyon lirasını da feda ederek veya
bir yakını olan yayınıcının desteğiyle kitap çıkarıyor,
bunu fırsat bilerek kendilerine şişirilmiş bir biyografi
de uydurup sunuyorlar. Bu öyle sıradanlaşmış ki artık
"Antoloji" lafından bıkmış ve tiksinmiştik. Bu elbette
ki bütün antolojiler için geçerli değil.. Bu yazıyı
yazmama vesile olan kitap da bu sözü edilenlerin dışında
apayrı bir eser...
Adını
edebiyat mahfillerinde sık sık duyduğumuz, gazete ve
dergi köşelerinden tanıdığımız bir şair; Nurettin Durman
da bir antoloji hazırlamış. Ama az yukarda bahsettiğim
bu antolojilerin dışında ve çok ötesinde bir çalışma
niteliği taşır bu. İçindeki şiirlerin kalitesini
tartışmaktan ziyade, kitabın konusu, sunumu ve
zamanlaması çok önemli. 'Şu şairin şiiri zayıf, bu
şairinki ya da benimkisi niye yok' gibi antolojilere
yöneltilen saldırıları bence bu kitap için yapmamak
lazım. Çünkü kitapta dünya (özellikle İslam dünyasından)
tutun, her ideolojik görüşe mensup Türk şairlerini
bulmamız mümkün.
Konunun
şimdiye kadar hiç denenmemiş olması ve çok ünlü
şairlerin bile az veya hiç değinmedikleri bir konuda
çalışma yapmak elbette zor. İslam ve insanlık aleminin
kanayan yaralarından biri olan Filistin için yazılan
şiirleri toplamak elbette zor bir iş olmakla birlikte;
'artık ne olursa olsun, yeter ki araştırma konumla
alakalı olsun" düşüncesi de zaman zaman insanın sabır
kapılarını çalar.
Bu duyguları
yaşadığım için yazmakta beis görmüyorum. "Şiirlerle
Anadolu" diye bir yazı dizisi için çalışmıştım bir
zamanlar. Anadolu için yazılan o kadar az şiir bulmuştum
ki, artık kendime göre her sözcükten bir "Anadolu"
çıkarıyor, bunu da alayım, şuna da yer vereyim diyerek
bir uzun yazı dizisi hazırlamıştım. Elbette bu yorumum
bahsedeceğim kitap için değil ancak, kitapta yer yer bu
telaşa da rastlamak mümkün. (Durman'a hak veriyorum
çünkü ediplerimiz asıl meselelerine o kadar uzaktalar
ki... Kanayan yaralarımız o kadar çok ki... Biz bütün
bunları görmeden burnumuzun doğrultusunda mısralara o
kadar kapılmışız ki.. Artık asıl sorunlarımızı
hatırlayamaz veya kanıksamaz hale geldik. Zamanı
gelmişken artık edip ve şairlerimize kendilerine
dönmelerini, özlerini iyi tahlil etmelerini öneriyorum.
Bizim birlik olmamız ve ortak hareket noktalarında
buluşmamız gerektiğini hatırlatıyorum acizâne...)
Ama bu telaş,
kitabın alanında mümtaz bir eser olmasını engellemez
bence... Sunumu ve iç düzeninin yanında ve kitabın
insanda bıraktığı mistik tesir bu noksanlıkları tamamen
gidermekte.
Nurettin
Durman'ın kendi deyimiyle "yıllardır zihnini meşgul eden
iki Antoloji hazırlama' fikrini "Filistin Şiirleri
Antolojisi" olarak işe başlaması ve bu işin
zorluklarından geçerek ortaya çıkan nefis eserin
kitaplıklarımızdaki yeri ayrı olacağı gibi, edebiyat
dünyamızda da apayrı bir yere sahip olacaktır hiç
kuşkusuz. Siyonist güçlerin kutsal topraklarda
yoğunlaştırdıkları saldırıların sıcaklığı ve dayanılmaz
görüntüleri içinde okuduğumuz kitaptan kendimizi
Filistin'in tarihinden bu yana gelmiş geçmiş tüm
serüvenlerde ve Kudüs-i Şerif'in barut kokan
sokaklarında buluyor, duvar diplerinde vurulan çocuğun
kareleri gözümüzün önünde şerit şeklinde geçerken,
dudaklarımızdan ister istemez bu kitaptan mısralar
akacaktır:
"Ah Filistin,
nasıl uyurum" diyesim geliyor Abdulkerim El Kerim gibi
ama merak etmeyin. Çok rahat uyuyacağım. Ben de siz de..
Çünkü o kadar rahatız ki... Dünya televizyonlarında,
milyarların canlı olarak izlediği insan ve de çocuk
öldürmesi sahnelerini artık içimiz yanmadan ve
gözlerimiz sulanmadan izleyebiliyoruz. Bu sahneleri bir
Amerikan filmi izler gibi izliyoruz artık. Dün ve bugün
Filistin'de, Irak'ta, yine bugün Afganistan'da veya
yeryüzünün muhtelif parçalarında meydana gelen korkunç
hadiseler, evimizdeki cam ekranından izlediğimiz o
katliam sahneleri içinde kitabı evirip çeviriyorum.
Mısralarını tamamlamak için kendimde güç bulamıyorum...
Kitapta
bulunan Hüseyin Yurttaş'ın "Tel Zaatar" adlı şiirin
epigramındaki "binlerce toplumcu müslüman filistinli
katledildi tel zaatar'da. 1976 ağustosunun ortalarında
teslim alınıncaya kadar genç, yaşlı, çocuk, kadın
demeden aç ve susuz insanlar kurşuna dizildiler...."
mısralarıyla titriyorum ..
Biraz da
kitaptan bahsedersek; kitap Anka Yayınları tarafından
yayınlanan birinci şiir kitabı. Ahmet Mayalı tarafından
hazırlanan nefis kapak ile 256 sayfalık bir sunum.
Şiir sevenler
adına, Nurettin Durman'a ve Anka Yayınları'na teşekkür
ediyorum... Umarım Antoloji kirliliği içinde kaybolup
gitmez ve edebiyat dünyasında hakettiği yere kavuşur...
Filistin
Şiirleri Antolojisi, Nurettin DURMAN
Anka
Yayıncılık, 2001, 256 Sayfa
© 2002 İktibas |