|
Herkesin
Uykusu Nereye Kaçıyor?
Hüseyin AKIN
Uykudaki
erdemi farkeden çok az insan vardır nedense. Uykunun
boşa giden zaman akışından başka bir şey olmadığı
zannedilir. Çocuklardan olgun insanlara kadar herkesi
uykudan uzak tutmaya çalışır ahlak erleri. Tabiat ilk
var oluş anında kendini derin bir uykuya bırakmıştı.
Adem’in canlı cansız bütün eşyanın ismini çözüp
söylemesiyle her bir şey yeni yaratılış mahmurluğundan
ve esrikliğinden sıyrılarak ortak bir uyanışa gözlerini
açtı. İnsanın hayatı boyunca dirlik düzenlik adına
aradığı her şey sıyrılıp geldiği o ilk asude uyku iklime
geri dönme arzusundan başka bir şey değildir.
Uyanıklık
bilinçli bir uykuyu hayatın bütününe yayma durumudur. Bu
sayede insan hayata uygunluğunun ve yaşadıklarıyla
uyumunun tek belirleyicisi ve denetleyicisi olur. Oysa
uyum gerçek anlamda en iyi uyku halinde yaşanıp
ferkedilecek bir durumdur. Bu da insanın kendi sesinden
ve görüntüsünden uzaklaşmasıyla mümkündür.
Her
mutluluğun içerisinde kesintisiz bir uyku özlemi vardır.
Hayat içerisinde bir şeylerin yaşamımızla uyum
içerisinde olabilmesi için uyku rengine bulanması
gerekir. Kana bulanırcasına uykuya bulanmak kendimize
kendi dışımızdan bakabilme fırsatı doğurur. Kişisel
uyku, uyuyan kişinin elinin altındakileri de kapsayacak
şekilde boyutları geniş ve oldukça derin bir uykudur.
Meşguliyetlerimiz ve sahip olduklarımız da yeni bir
uyanış zamanına kadar bizimle birlikte uykuya dalar.
Uyku ile
uyanıklık halini birbirinden ayırt eden şey göz
kapaklarımızdaki yorgunluktur. Sahi, ölüm pozisyonunu
prova eder gibi yaşadığımız uyku seanslarının gerçekte
uyanış denemesi olup, caddede pazarda, yolda, işte,
okulda ve eylemde rutin yaşama egzersizlerinin ise
gerçek anlamda bir uyku olmadığını kim isbat edebilir?..
Her şey öyle birbiriyle sırdaş ki, herhalde bunun en
sağlıklı cevabını uykusuna doymuş bir insandan
alabiliriz .
İnsanoğlu
uykusunu yeterince aldığı zaman problemlerinin de
asgariye indiği an olacaktır. Uyku içimizden taşan
yaşama hararetini ve iştiyakını hafifletir. Günün
içerisinden el ayak çekilmesiyle birlikte her gece
avuçlarımızla kana kana içtiğimiz bir çeşmedir uyku.
(Uyku katillerin bile çeşmesi/ Yorgan Allahsıza kadar
sığınak / Teselli pınarı, sabır memesi) Hayatın insana
uyarlı hale gelebilmesi için Cebrailin kanadına hafifçe
dokunup yaşamsal seyyaliyetini uyku mecra’ına aktarması
lâzımdır. Döşek nasıl içerisinde sabahladığımız bir
muhasebe ortamı ise, uyku da eşyadan arınma
egzersizidir. Sahip olduklarımızın hiç biri uyuduğumuz
zaman bizim değildir. Uyandığımız zaman yaşıyor
olmamızın dışında ilk hatırladığımız malik ve sahip
olduklarımızdır.
Uykudaki
erdemi farkeden çok az insan vardır nedense. Uykunun
boşa giden zaman akışından başka bir şey olmadığı
zannedilir. Çocuklardan olgun insanlara kadar herkesi
uykudan uzak tutmaya çalışır ahlâk erleri. Hiç şüphesiz
ki maksutları ve maksatları başka şeydir “uyan”
uyarısında bulunanların bir çoğunun. Örneğin, “Uyan
derin uykudan/ Derin uykudan uyan” diyen Muhammed İkbal
bozulmuş fasid bir uykudan uyuma uzanan gerçek, sahih
bir uykuya çağırıyor insanları. Nietzsche de uykunun
karşısında onu bulunduğu yerden uçurulup kaçırılmaması
gereken kuş gibi temkinli, sessiz ve tedbirlidir:
“Saygı ve
utanç duymalı uykunun karşısında ! İşin başı budur! Ve
kötü uyuyanların ve geceleri uyanık duranların yolundan
çekilin! Hırsız dahi utanç duyar uykunun karşısında: hep
geceleyin sessizce çalar. Utanmaz ama gece bekçisi,
utanmadan taşır düdüğünü.
Öyle kolay
bir sanat değildir uyumak: onun uğruna bütün gün uyanık
durmak gerekir. Günde on kez altetmelisin kendini: Bu
iyi bir yorgunluk verir ve canın afyonudur. On kez yine
barışmalısın kendinle: çünkü altetme acıdır ve kötü uyur
barışmayan. Bunu bilen azdır: iyi uyumak için kişide
bütün erdemlerin bulunması gerekir. Yalan yere tanıklık
mı edeceğim? Zina mı edeceğim?”
Peygamberler
ve onların varisleri alimler kesintisiz sahih bir uykuyu
(içerisinde mutluluk ve huzur sükun bulmuştur)
sağlayabilmek için insanların fasid uykularını bozup
kaçırarak uyarıcı olmuşlardır. Horozlar da tersten akan
uykuyu yatağından kaldırırlar, uyuyan uykusunu yanlış
uyumasın diye. Doğru bir uyku temennisiyle...
© 2002 İktibas |