Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 285 Eylül 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri
Bir Dergi-Alıntı
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

 

 

Aziz okuyucularımız,

Eylül sayımızla yine sizlerle birlikteyiz. Geçtiğimiz ayın gündeminde öne çıkan konu, erken seçimdi ve biz de bu sayımızda YORUM bölümünde, gelişmeleri sizin için yorumlamaya çalıştık. Bu bağlamda, erken seçim sürecinin doğru anlaşılması için, Kemal Derviş’in Nisan ayında yaptığı ilk açıklamanın arkaplanı üzerinde durmayı gerekli gördük. Zira bize göre bütün bu seçim süreci, Derviş’in erken seçimi zorlayan açıklamasıyla başladı. Ardından yaşanan gelişmeler de, Derviş’in IMF programının akibetini garanti altına alma amacıyla uyumluydu. Bu arada DSP’nin içinin boşaltılması gerekiyordu ve bu gerçekleştirildi. AB yasalarına karşı muhalif kalmak isteyen MHP’nin de bu "zaafı"ndan yararlanılarak, 3 Kasım, erken seçim tarihi olarak belirlendi. Bu arada Derviş’in solda birlik çalışmalarının amacının da, sanıldığının aksine, solu toparlamak olmadığının, bilakis IMF programının ihtiyacı olan "güçlü hükümet" arayışından kaynaklandığının altını çizmek gereği duyduk. Hatırlanacağı üzere, Derviş, Türkiye’ye öncelikli olarak, ekonomiyi yeniden dizayn etmek göreviyle getirilmişti. İşini bir biçimde tamamladığı görüldüğünde de, siyaseti yeniden dizayn etme sürecine start verildi. Fakat öyle görünüyor ki, bu süreç biraz zaman alacak ve bu yöndeki çabalar önümüzdeki yıla sarkacak. Bu bağlamda bütün hesapların, en azından kısa vadede AKP ve CHP üzerine yapıldığı görülüyor. Fakat ilerleyen süreçte, Derviş’in yeniden bir "toparlama/birlik" arayışına girişeceği de görülüyor. KAVRAM bölümünde ise, Avrupa tarihinde önemli bir yeri olan Aydınlanma’yı inceledik. Rasyonalizm, hümanizm, eşitlik gibi kavramlar temelinde yükselen Aydınlanma’nın, Avrupa’da köklü bir ideolojik ve toplumsal değişime neden olduğunu vurguladık, ancak bu sürecin başta Avrupa olmak üzere bütün insanlığın başına da onulmaz gaileler açtığının da altını kalın harflerle çizme gereği duyduk. Zira Avrupa Aydınlanması, aynı zamanda Allah kavramından uzaklaşmayı da beraberinde getirdiği için, özünde bir "aydınlanma"yı değil, "kararmayı" temsil eder. Bu hususa dikkatlerini çekmeyi uygun gördük. DÜŞÜNCE yazıları bölümünde Metin Önal Mengüşoğlu, bir dönem Bilgi ve Hikmet dergisinin gündeme getirdiği Protestanlaşma tartışmasını yeniden başlatan Umran Dergisi’nin kullandığı üslubu eleştirdi ve dergideki kavramsal ve ilkesel yanlışlıklara dikkatleri çekti. Mengüşoğlu, İslam’ın protestanlaştırılması bir yana Müslümanların dahi Protestanlaştırılması gibi bir başlığı uygun görmediğinin altını çizdi. Cemal Çağlak ise, Büyü kavramı temelinde, İslami bilinci yeniden tanımlamanın gereğine vurguda bulundu ve insanları dini kullanarak Allah’ın yolundan alıkoyan şeyhler ve üstadların asıl "büyücü" olarak nitelendirilmesi gerektiğine işaret etti. Hüseyin Alan, ilkeli bir yaşamın pratik sonuçlarının insan hayatında bizatihi görüleceğini, bu yüzden salih amel isteniyorsa, öncelikle dinin ilkelerinin iyi bilinmesinin şart olduğunu ifade etti. Mehmet Özer ise, Avrupa’nın Protestanlaşması sürecinin modernleşme ve kapitalistleşme süreciyle bağlantısını gösterdi ve "İslam’ın protestanlaştırılması" çabalarının akim kalacağının altını çizdi. ÇEVİRİ bölümünde, Selvet Akgün, Kamil Cengiz ve Refik Tunç gündemin önemli maddeleri ile ilgili tercümelerle dergimize katkıda bulundular. BİR DERGİ BİR ALINTI bölümünde, Abdurrahman Arslan’ın, Protestanlaşma tartışması bağlamında Umran dergisinde yer alan yazısını, konuyu analiz etmesi yönüyle alıntılamayı yararlı gördük. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, şiirin mahiyeti ve önemi konusunu işledik. MEKTUPLAR bölümünde ise, İslami ekonomi, faiz, nikah, kadın-erkek eşitliği, yenilmesi haram olan etler, kadının yönetici olması ve başörtüsü konularında insanımızın gündeminde yer alan sorulara ilişkin cevaplarımızı bulabileceksiniz. GÜNDEM bölümünde, her zaman olduğu gibi, ayın önemli konularına ilişkin haber ve yorumları bilgilerinize sunduk. Umuyoruz ki istifade edeceksiniz.

Bir sonraki sayıda buluşmak üzere, hepinizi Allah’a emanet ediyoruz...

 

 

Not: "Dergimizin Nisan-2000 sayısında ‘Bir Haham, Bir Papaz, Bir Hoca= Moon mu?’ Başlıklı bir yazı yazmıştım. Orada Edip Yüksel’in adı bir kez de olsa, (basına dayanarak) Moon toplantılarına katıldığı rivayet edilenler arasında geçmişti. Fakat Edip Yüksel gönderdiği e-maille kendisinin hiçbir zaman Moon toplantılarına katılmadığını beyan etmektedir. Ben bu yanlışı düzeltir, kendisinden özür dilerim."

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin