|
Dergi Yaprakları
Cuma KELEBEK
"Zanlı Bir Uygarlıkla Hiçbir Ortak Yanımız Olamaz"
Yolcu'nun Samsun'dan başlatıp genişleyerek, çoğalarak
sürdürdüğü yolculuğu, yukarıya çıkardığımız cümlede
anılan uygarlığa karşıt bir bütünlüğü simgeliyor: "Nasıl
bir medeniyetin çocukları olduğumuzu unutmadık.
Yüreğimizin kenarında ceylanlar gezinir ve gözlerimizin
derinliğinde saklıdır dünyanın sırrı. Suyu aziz bildik,
toprağı ve havayı. Doğudan gelen esenliktir kargaşanın
ve karmaşanın düğümünü çözecek olan..." "Güzellik biziz
ve erdem bizde mukim."
Yolcu'nun elimizdeki 23-24. sayısında Ece Ayhan bir adım
öne çıkarılmış. "Ece Ayhan'ı Niçin Sevmeliyiz?" başlıklı
otuz iki maddelik derlemenin ilginçliği bir yana,
şairin, hemen her sayfaya alınan "Velhasıl Onlar Vurdu
Biz Büyüdük Kardeşim..." şeklindeki cümlesi daha bir
önemli. Fakat, bizce bu önem, cümlenin 'edilginliği' ile
sınırlı. Dolayısıyla, Yolcu'nun yukarıda vurgulanan
duruşuna yakışmıyor görüşündeyim.
Ali Ayçil'in "Kurşun Yarasını Bilmeyen Gençlik", Mahmut
Yavuz'un "Bana Öyle Bakma", Esra Özdemir'in "Kıdemli
Duruşun Kaypak Hikâyesi" başlıklı denemeleri ile Murat
Kapkıner, Bünyamin Doğruer ve Nizar Kabbani'nin şiirleri
ve Mevlana İdris ile yapılan mülâkat Yolcu'dan
dikkatlere sunacağımız edebî çalışmalar...
"Kadavra Salonundan..."
Broy Eski dergisi iki güzel şiirle başlanmış. İlki,
Hüseyin A. Balcıoğlu'nun Sylvıa Plath'tan çevirdiği
"Kadavra Salonundan İki Manzara"... Metin, sona eklenen
dipnotla daha bir anlam kazansa da, bir okuyucu olarak
siz ona, yeni anlamlar yükleyebilirsiniz. Broy Eski'nin
ikinci şiiri Ahmet Ada'ya ait: "Ne Yapmalı". Ada'nın
okuyucuyu alıp götüren dizeleri hakkında söz söyleyip
durmanın anlamı yok. Bir iktibas, her şeye yeter: "yaz
geliyor şimdi ne yapmalı/her yaprak bir rüzgâr
taşırken/solgun çocuklar damlıyor/hüzün
saçaklarından/şimdi ne yapmalı kalkıp/diyarbakır'a mı
gitmeli/sapanla taş mı atmalı sürgün çocuklar
için/biliyorum çocuklar yalınayak da büyüyor/ama
dinmiyor bendeki ayak sızıları/yağmur silerken
sokaklardan ayak izlerimi/kalkıp diyarbakır'a
gitmeliyim/...."
"Satranç ve Şiir", Broy Eski'de küçük çaplı bir dosya
halinde dikkatlere sunulan önemli bir konu: "Satranç ve
Şiirin Ritmik Buluşması", "Sanat ve Satranç", "Sözcük
Oyunu" bu bölümde okunabilecek yazılar. Son olarak, A.
Şule Süzük'ün "Nefes" adlı deneme-öyküsü gerek kurgusu
gerekse mesajı ile okunabilecek bir nitelik taşıyor.
"Aydın, entelektüel, yabancılaşma"
Kumyazıları'nda Tahir Karaç Ali Şeriati'nin 'aydın' ve
'entelektül'e bakışını araştırmış. Yazının tamamını
dergiden okuyacağınızı düşünerek birkaç küçük iktibas
yapmayı tercih ediyorum: " (Ali Şeriati'nin) düşün
yapısının haritasında bu iki kavram farklı yerlerde
durmaktadır." "(Ona göre entelektüellerin) tüm dünyaları
bilimsel araştırma yaptıkları odalarından ibarettir.
yazar, çizer, yançizer, ahkam keserler. keyiflerine
diyecek yok. hele de masalarına hanımları tarafından
yorgunluk kahvesi de geliyorsa onlardan iyisi yoktur."
"entelektüel aydın olmayı beceremiyorsa, topluma yabancı
bir simadır. yabancılaşma aydın olmayla sorumluluk
üstlenmekle ortadan kaldırılabilir."
Kumyazıları'nın dikkat çeken ikinci yazısı Selçuk K.
İmzasını taşıyor. "Bayım Hiçbir İdeoloji 'Ben'den Büyük
Değil" başlıklı metin, başlangıçta 'ideolojisizliği'
öneren bir yazı gibi okunsa da, son bölümde Türkiye
gerçeklerine ait örneklerle kendisini kurtarmaya
çalışıyor. Fakat, bir kere iş iyice çığırından çıkmış
oluyor: "yaşama ilişkin söylemi/eylemi/ritüeli ne olursa
olsun birlikte yaşama becerisi geliştirmek adına
herkesle el sıkışabilirim. kuşkusuz bu beceri arayışı
karşı taraf için de bir anlam zenginliği
doğurabiliyorsa ancak geliştirelebilecek kazanımlı bir
süreçtir."
Kırklar! Zayıf Veriyorum!
Kadrosundaki kalabalığa ve bu kalabalığın içinde yer
tutan önemli isimlere (sözgelimi 22. sayıdaki bazı
önemli isimler: Arif Ay, Ayşe Şasa, Ahmet Kekeç, Ali
Emre, Suavi Kemal Yazgıç, Yusuf Özkan Özburun, İbrahim
Tenekeci, Hüseyin Akın) rağmen, Kırklar dergisi adının
çağrıştırdığı 'mahalle mektebi'/ 'tekke' formatını bir
türlü aşamadı. Bu, hem ürünlerin zayıflığından, hem
derginin dizgi ve düzeninden, hem de istenildiği halde
bir türlü 'okul'laşamama durumundan anlaşılabilir.
Bunları örneklendirelim isterseniz: Arif Ay ve İbrahim
Tenekeci'nin bu sayıdaki yazıları sıradan olma düzeyine
ulaşamıyorlar. Bu düzey sorunu Kırklar'ın diğer sürekli
yazarları olan Mustafa Uçurum ile Mustafa Akar'da ise
her daim sözkonusu.
Konuyu açalım: Sözgelimi İbrahim Tenekeci, "Eleştiri,
Eleştirmen" başlıklı yazısında savruk bir plânla hareket
etmekle kalmıyor, hesabı kitabı yeterince yapılmamış
cümleler de kullanıyor: "Eleştirmen, şiir bilgisini,
karşı tarafı ezmek için kullanamaz." Ne demek bu?
Eleştirmen için 'karşı taraf' diye bir şey sözkonusu
olamayacağı gibi, 'ezmek' de ona yakışmaz. Fakat, 'karşı
taraf' olarak adlandırıldığını sandığımız 'şair',
şairliğiyle eleştirmen kadar şiir bilgisine sahip
değilse, kalsın onun şairliği! Arif Ay'ın "Okurken"
başlıklı çalışmaları nedense Kırklar'da irtifa
kaybetti! Bu, bir bakıma şunu gösteriyor: Arif Ay, bu
işe fazla önem vermiyor! Şu da Mustafa Uçurum'un
yazısından bir cümle: "Ece Ayhan'ın, İsmet Özel'in,
Cahit Zarifoğlu'nun ve Kırklar, Atlılar, Kaşgar
dergilerinde yayınlanan şiirlerin bir çoğu modernizme
uymuş epik şiirdir." Pes doğrusu, kimden kime, nereden
nereye... Bu çorbadan hangi mide nasıl hoşlanır,
anlamıyorum! Birbiriyle hangi 'epik' ve 'modern'
çizgiler bağlıyor bu şairleri? Ayrıca, Kırklar, Atlılar
ve Kaşgar'da 'yayımlanan şiirlerin bir çoğu' faraza,
Elliler, Eşekliler, Balasagun (!) dergilerinde de
yayımlanmıyor mu? Nedir öncekilerin kerameti?..
Derginin dizgi ve düzeni de zayıf: Örneğin, 22. Sayıda
İbrahim Tenekeci ile Suavi Kemal Yazgıç'ın ikişer
çalışması yan yana veya yakın sayfalarda yer alırken,
dergide Hüseyin Akın'ın da iki ayrı ürünü bulunmakta.
Bizce bu da olumsuz bir durum. Bu durum, dizgi ve düzen
sıkıntısının yanı sıra, 'okul' olamama, yani iddia
edildiğinin aksine, gençlere yeterince yer verememe
şeklinde de yorumlanabilir.
Bu eleştirel yaklaşımı, dergiden okuyabileceğiniz bazı
yazıları da anarak süsleyelim: Hüseyin Akın'ın "Şiir
Üstüne Düşünceler" ve daha da önemlisi Ali Emre'nin
"Yüzünü Hayata Dönen Kalemler"...
"Alâkaya Maydanoz!" Satırlar...
İşte bir saçmalama daha. Ay dergisinde Muhsin Şener'den:
"Uzun süre üniversitede yazın okutması ve oradan
yetiştirdiği yazın öğretmenlerinin liselerimize
yayılması sonucunda tanpınar'ın düşünce ve duygularının
oldukça egemen olduğu bir yazın eğitimi oluştu yurtta.
Bu yazın eğitiminin bugün içinde bulunduğu durum ta
oralardan geliyor. Örneğin divan yazımının bugünkü
çağdaş dünyada gençlere okutulmasının nasıl bir nedeni
olabilir ki diye soruluyor. Durağan bir beyin ve beynin
sormayan, soruşturmayan ve araştırmayan insanlar
yetişmesine yaptığı etkinin çok üst düzeyde ve çok yoğun
olduğu artık açıkça görülüyor. Bilgisayar hızında ve
interaktif bir evrenin inceliklerinde dolaşacak olan bir
beynin ve bilincin, aruzun uyutan ağır aksaklığıyla bir
arada bulunmasını nasıl açıklayabiliriz?"
Bu boş sözlerin yanısıra Ay dergisinden Ataman Avdan'a
ait "Genç Şair Oku: Ritsos" ara başlıklı yazıyı ise,
tavsiye ediyoruz.
"Ah dedim!"
Özlem Tezcan Dertsiz, Bursa'da yayımlanan Akatalpa
dergisindeki şiirine "Ah dedim" diyerek giriyor. "çünkü
geçti aşkın alfabesinde/beyazlarımı giyip bir ömrü
eskitmeye."
Şiirsizlik dönemlerinde bu türden söyleyişleri önemsiyor
insan. Hele hele kötü şiir yayınlayan dergilerde arada
bir rastlanılan lirik duygular, keyif veriyor. İşte
Özlem Tezcan Dertsiz'in "29" başlıklı şiirinin birkaç
dizesi:
"ğ vitamini çaldım şiirin kilerinden/ hüznümü süzdüm
suskun, oyasız bir tülbentten", "maskeleri gördükçe
şehirlerin yüzünde/neydim bu baloda ben, çıplak kral
mı?", "yirmi dokuz yaşımdı, ben onu yazacaktım/zehir
zıkkım sözlerin düşmeseydi mektuptan"...
Tek "Şiir Eleştiri Dergisi"nden...
Kavram Karmaşa, "Şiir Eleştiri Dergisi" üstbaşlığı ile
Kayseri'de yayın yayınlanıyor. Elimizdeki 26. sayıda
"Kadın Duyarlığı'nın Şiirdeki Karşılığı" kapak konusu
yapılmış. Halim Şafak, Bayram Balcı, Ayten Mutlu,
Gülseli İnal, Eren Aysan, Serap Erdoğan, Nilay Özer,
Gonca Özmen, Derya Önder, Fatma Kılıç, Alper Akşit,
Mustafa İbakorkmaz, Hüseyin Peker Kavram Karmaşa'nın
"kadın ve şiir"e yoğunlaşan yazarları. Bir değini
sınırları içerisinde ancak bu kadar ele alabileceğimiz
bu dosyayı merak edeceksinizdir diye düşünüyorum.
Kitap Haber
Yeniden yayınlanmaya başlayan Kitap Haber'de ilgimizi
çeken bir dosya var: "Ece Ayhan Dosyası"... Celal Fedai,
Cahit Irmak, Ali Ayçil, Mahmut Nedim Yay, Muhsin Sırdan
ve Engin Turgut'un kalem oynattığı bu dosyada, doğrusu
derinliklerden, yani 'mazruf'a yönelik ince inişlerden
söz etmemiz imkânsız!
Bize Gelen Diğer Dergiler:
Yitik Düşler, Edebiyat ve Eleştiri, Adam Sanat, Hece,
Türk Edebiyatı, Hürriyet Gösteri, Varlık.
© 2002 İktibas |