|
Herşey Petrol İçin!
Kaynak:
http://commdocs.house.gov/committees/intlrel/hfa48119000/hfa48119_0.htm
Almanca’dan
Tercüme: Kamil Cengiz
Orta Asya
Cumhuriyetlerinde ABD çıkarları.
Uluslararası
İlişkiler Kurulu’nun Asya ve Pasifik alt kurulu önünde
bir oturum.
Temsilciler
Meslisi, 105. Kongre, ikinci oturum, 12.02.1998.
Şimdi Mr.
John J. Maresca’yı dinlemek istiyoruz, kendisi Unocal
Corporation’in uluslararası İlişkiler masasında 2.
başkan. Dilerseniz devam edebilirsiniz.
John J.
Maresca, Unocal Corporation uluslararası ilişkiler
bölümünün 2. başkanının beyanı.
Mr. Maresca:
Sayın Başkan
sizlere teşekkür ediyorum. Sizi tekrar görmek
sevindirici. Ben, John Maresca’yım, Unocal
Corporation’ın uluslararası ilişkiler bölümünün 2.
başkanıyım. Unocal, bildiğiniz gibi, dünyanın önde gelen
Enerji araçları ve Proje geliştirme kuruluşlarından.
Bugün burada konuşmak için beni davet ettiğiniz için
minnettarım. Ben bu konuşmanın önemli ve zamanında
olduğuna eminim. Orta Asya’daki Petrol ve gaz
rezervlerine ve bunların Amerikan politikasını
şekillendirme konusundaki rolüne gösterdiğiniz ilgiden
dolayı sizleri tebrik ediyorum.
Ben bugün üç
noktaya ağırlık vermek istiyorum. Birincisi Orta
Asya’nın petrol ve gaz zenginlikleri için çeşitli boru
hattı yollarına olan ihtiyaç. İkincisi, bölgedeki
sorunlar hakkında –Afganistan dahil-dengeli ve
istikrarlı siyasi kararlara ulaşabilmek için
uluslararası ve bölgesel çabaların Amerika’nın desteğine
olan ihtiyacı. Üçüncüsü, bölgedeki ekonomik reformları
geliştirmek ve orada uygun bir yatırım ikliminin
oluşturulması için yardım ihtiyacı. Bu açıdan Özgürlüğü
Destekleme Anlaşmasının(Freedom Support Act) 907.
bölümünün iptal etmesini veya geri alınmasını
destekliyoruz.
Sayın Başkan,
Hazar bölgesi devasa miktarda dokunulmamış hidrokarbür
rezervlerini kapsıyor. Kapsamı hakkında bir tasavvur
oluşturmanız için, belgelenmiş yer altı gaz rezervleri
236 Trilyon Kubikfit (bunun karşılığı 6,61 milyar m3).
Bölgenin tüm petrol rezervleri 60 Milyar varile ulaşması
gerekiyor. Bazı tahminlere göre 200 Milyar varilden
fazla. 1995’de bölge günlük 870.000 varil üretiyordu.
2010 yılına kadar batılı kuruluşlar üretimi günde
yaklaşık 4,5 Milyon varile çıkarabilirler, sadece 15
sene içinde 500% bir artış. Bu gerçekleşirse, bölge
bütün petrol üretimin yaklaşık 5%’ini ifade eder.
Fakat çok
önemli bir sorunun çözülmesi gerekiyor: Bölgenin muazzam
enerji zenginlikleri ihtiyaç hissedilen pazarlara nasıl
götürülür? Orta Asya izole edilmiştir. Yer altı
zenginliklerine ulaşmak, hem coğrafi yönden hem de
siyasi yönden zor. Kafkasladaki ve Orta Asya’daki bütün
ülkeler çiddi siyasi sorunlarla karşı karşıyalar.
Bazıları daha henüz sona erdirilmemiş savaşları ya da
nüksetmemiş sorunları yaşıyorlar. Yine diğerleri daha
henüz gelişim safhasında bulunan sistemlere sahipler,
bunların hem kanunları ve hatta mahkemeleri dinamik ve
değişken bir yapıya sahip. Ayrıca sanayide petrol
üretirken karşı karşıya olduğumuz temel teknik bir
engel, bölgedeki mevcut boru hatlarının altyapısı.
Bölgenin boru
hatları Moskova merkezli Sovyet döneminde yapıldığından,
kuzey ve batı istikametine göre kurulmuşlar. Güneye ve
doğuya yönelik bir bağlantı yok. Ancak Rusya için şu an
büyük çapta fazladan yabancı petrol alma durumu ihtimal
dışı. Gelecek on sene içinde yeni enerji için önemli bir
Pazar teşkil etmesi imkansız. Başka pazarlara iletme
kapasitesine sahip değiller.
Önemli iki
tane altyapı projesi, ek ihracat kapasitesilerine olan
ihtiyacı tatmin etmeye çalışıyorlar. Hazar Boru Hattı
Konsorsiyum‘un şemsiyesi altında olan bir proje, boru
hattını kuzey hazar denizinin batısından Rus kara deniz
limanı Novorossiysk’e kurmayı düşünüyor. Petrol
tankerlerle Boğaz’dan Akdeniz ve diğer dünya pazarlarına
iletilebilir.
Diğer proje,
4 Amerikan şirketi Unocal, Amoco, Exxon ve Pennzoil
dahil olmak üzere, 11 yabancı petrol şirketlerinden
oluşan bir konzorsiyum olan Azerbaijan İnternational
Operating Company tarafından destekleniyor. Bu
konsorsiyum iki mümkün güzergah düşünüyor; bir boru
hattı Kuzey Kafkasların kuzeyine doğru Novorossiyk’e
uzanır. Bir diğer güzergah Gürcistandan Karadenize
gemiye yükleme terminaline kadar gider. Bu ikinci
güzergah hem batıya doğru hem de güneye doğru Türkiye
üzerinden Akdeniz limanı Ceyhan’a kadar inşa edilebilir.
Fakat her iki
boru hattı inşa edilse bile, beklentilere göre gelecekte
bölgeden akacak olan bütün petrolü iletme için toplam
kapasiteye sahip değiller. Aynı zamanda ulaşması gereken
pazarlara hareket ettirmeye güç yetiremezler. Başka
ihraç-boru hatları inşa edilmesi gerekiyor.
Unocal olarak
boru hatlarının planlanmasındaki belirleyici faktörün,
bu yeni ihtiyaç maddelerine en azami ihtiyacı olacak
müstakbel enerji-pazarlarının bulunması olduğu
kanaatindeyiz. Batı-Avrupa, Orta ve Doğu Avrupa ve eski
Sovyetlerin yeni bağımsız devletleri hepsi çok ağır
büyüyen pazarlar, ki buralarda talep sadece 1995 ila
2010 yılları arasında senede 0,5 belki 1,2% artacak.
Asya daha
farklı bir tarih oluşturuyor. Aşırı bir şekilde büyüyen
bir enerji talebi gerçekleşecek. Asya-Pasifik
ekonomilerindeki daha yeni olmuş krizden önce, bu
bölgenin petrol talebinin 2010 yılına kadar ikiye
katlanacağını tahmin ettik. Talebin kısa vadeli artışı
bu beklentilerimizi tasdiklemiyorsa da, biz uzun vadeli
hesaplarımızın doğruluğundan şüphe etmiyoruz.
Şunu da ifade
etmeliyim ki, Asya’nın büyüyen enerji ihtiyaçlarının
uygun bir şekilde tatmin edilmesi herkesin menfaatine.
Asya’nın enerji ihtiyaçları karşılanmazsa, çok rahat bir
şekilde her tarafta fiyatları yükseltmekle bütün dünya
pazarlarına baskı yapacaklar. Dolayısıyla anahtar soru
Orta Asya’nın enerji araçlarının Asya pazarlarının
hizmetine nasıl sunulacağıdır. Bir çok yönü olan iki
tane mümkün çözüm sözkonusu. İlk seçenek, Çin tarafından
doğuya gitmektir, fakat bu sırf merkez Çin’e varabilmek
için 3000 kilometrelik bir boru hattı döşenmesi anlamına
gelir. Ayrıca ana yerleşim merkezlerine kavuşabilmek
için 2.000 kilometrelik bir bağlantının da kurulması
gerekecek. O zaman soru, petrolü bu boru hatlarıyla
iletmenin ne kadar masraflı olacağı ve üreticilerin elde
ettiği ‘net kar’ın ne kadar tutacağıdır. Kullandığımız
terminolojeye vakıf olmayanlar için, ‘net kar’, bütün
nakliyat masraflarının çıkartılmasından sonra üreticinin
petrol ve gazı için kaynakta elde ettiği ücrettir.
Böylelikle ücret, ürettiği petrol için kaynakta aldığı
şeydir.
İkinci
opsiyon petrol boru hattını Orta Asya’nın güneyinden
Hind Okyanusu’na döşemektir. Aşikar bir güney yolu
İran’dan geçer, fakat bu Amerikan-Yasakları
kanunlarından dolayı Amerikan şirketleri için imkansız.
Mümkün olan tek yol Afganistan’dan geçiyor, ki bu ülke
kendine has özellikler ve sorunlara sahip. Ülke yaklaşık
20 seneden beri acı bir savaşın içinde ve halen de bir
iç savaş sonucu bölünmüş durumda. Ta başından beri,
teklif ettiğimiz üzere Afganistan’dan geçecek olan bir
petrol boru hattının, diğer hükümetlerin, yatırımcıların
ve bizim şirketin güvenini kazanmamış meşru bir hükümet
o ülkede iş başına geçmediği müddetçe, başlayamayacağını
açık bir şekilde belirtmiştik.
Sayın Başkan,
bildiğiniz gibi Nebraska Üniversitesi ile Omaha’da
Afganistan için hem kadın hem erkekler için oluşturulmuş
ülkenin her iki bölgesinde de, kuzey ve batıda, devreye
girecek olan bir eğitim programı geliştirme hususunda
sıkı bir işbirliği yaptık.
Unocal
Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Rusya’da mevcut
petrol boru hatları altyapısından petrol toplayacak olan
bölgesel bir sistemin parçası olacak bir petrol boru
hattı öngörüyor.
1.040 mil
(1.673,71 kilometre) uzunluğundaki petrol boru hattı
güneyden Afganistan üzerinden Pakistan’ın sahilindeki
kurulacak bir ihraç-terminaline kadar uzatılabilir.
42-inch (106,68 cm) çapına sahip petrol boru hattı günde
gemiye bir milyon varil petrol yükleme kapasitesine
sahip olacak. Projenin tahmini masrafları, ki
Trans-Alaska-petrol boru hattının hacmine
benzetebiliriz, yaklaşık olarak $ 2,5 Milyar
tutarındadır.
Orta Asya’nın
zengin yeraltı gaz rezervlerini en yakın güçlü pazarlara
taşımak bizim hedefimizdir. Bu her türlü gaz
projelerinin ticari geleceği için temeldir. Ancak bu
projeler jeo-politik müşkillerle karşı karşıyalar.
Unocal ve Türk şirketi Koç Holding’in rekabete dayanıklı
olan doğal gazı Türkiye’ye taşıma konusunda planları
var. Teklif edilen Avrasya gaz boru hattı,
Türkmenistan’dan aldığı gazı direk Hazar denizinden
Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye
taşıyabilir...
Geçen Ekim
ayında Türkmenistan’ın muazzam Dauletabad Gaz-Sahasını
Pakistan ve muhtemelen Hindistan’daki pazarlarla
bağlayacak gaz boru hattının geliştirilmesi için CentGas
isimli,Orta Asya Gaz Boru Hattı Konsorsiyumu, kuruldu,
bunda Unocal’in de hisseleri var. Teklif edilen
790-millik-boru hattı (1.271,38 km) Türkmenistan’dan
Afganistan yoluyla Pakistan’daki Multan’a kadar
taşınacak olan bu gaz için yeni pazarlar açacaktır.
Teklif edilen genişletme, gazı, mevcut olan bir boru
hattıyla birleşebileceği Yeni Delhi’ye devamlı taşır.
Tıpkı teklif edilen Orta Asya petrol boru hattında
olduğu gibi, CentGas, uluslararası tanınmış bir Afgan
Hükümeti yürürlüğe girene kadar bu boru hatlarının
inşaatına başlayamaz.
Orta Asya ve
Hazar bölgesi, bölgedeki insanların hayat standartlarını
yükseltecek ve Avrupa ve Asya’da büyümeye enerji
sağlayabilecek zengin bir petrol ve gaz kaynaklarıyla
lütuflandırılmıştır. Bu zenginliklerin ABD’nin ticari
çıkarları ve Amerikan dış politikası için etkisi de çok
önemli. Bölgedeki sorunların barışçıl yollarla çözümü
olmadan sınır-ötesi petrol ve gaz boru hatları inşası
herhalde mümkün olmayacak. Biz hükümetin ve kongrenin
Afganistan’da BM tarafından yürütülen barış sürecini
güçlü bir şekilde desteklemeleri gerektiğine inanıyor ve
bu konuda ısrar ediyoruz. Amerikan hükümeti bölgedeki
tüm sorunları çözmek için nüfuzunu kullanmalı.
Buradaki
ekonomilerin gelişimi konusunda Amerikan yardımı ticari
başarı için belirleyici olacaktır. Bu yüzden tüm bölgede
güçlü teknik programları destekliyoruz. Hassaten
‘Özgürlüğü Destekleme Anlaşması’nın (Freedom Support
Act) 907. kısmının kaldırılması veya geri alınması
konusunda ısrar ediyoruz. Bu kısım haksız bir şekilde
Azerbaycan hükümetine Amerikan hükümet yardımlarını
daraltıyor ve bölgede Amerikan nüfuzunu sınırlandırıyor.
Orta Asya’nın
zenginlikleri için düşük maliyetli petrol ihraç hatları
geliştirmek büyük bir görev, fakat imkansız değil.
Unocal ve diğer Amerikan şirketleri olarak bu görevi
üstlenmeye ve Orya Asya’yı tekrar tarihte olduğu gibi
yolların düğüm noktasına taşımaya her bakımdan hazırız.
Sayın başkan, teşekkür ederim.
© 2002 İktibas
|