Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 278  Mart 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce   
Çeviri

3000 Sene Musa’dan 2000 Sene İsa’dan Sonra Ahlak Nerede?

Herşey Petrol İçin!

Bu Savaş Gayr-ı Meşru!

Porto Alegre’deki Katolik Üniversitenin 11. binası.

Lokal Etkinlik
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

Bu Savaş Gayr-ı Meşru!

 

Çeviren: M. Demirel                                        Spiegel

Ünlü Amerikalı uluslararası hukukçu Francis Boyle, Amerikan hükümetini, Afganistan'a saldırmak ve BM Güvenlik kurulunun kararını ihlal etmekle suçladı. Boyle, Spiegel dergisiyle yapılan röportaj da, Bin Ladin'in suçlu olduğuna dair kati delil bile olsa, Bush’un, Taliban'la Bin Ladin’in iade edilmesi üzerine müzakere yapması gerektiğini belirtti.

SPIEGEL: Sayın Boyle. New York ve Washington'da yapılan terör eylemini var olan uluslararası hukukla yargılamak mümkün mü?

BOYLE: Her halükarda. Bu saldırılar kesinlikle 1978 Montreal antlaşmasına aykırıdır.

Keza sivil havacılık güvenliğini ihlal etmiştir. Bu antlaşmayı Amerika ile birlikte Afganistan ve diğer 150 devlet imzalamıştır. Bu antlaşma ile bu tür saldırılar, ancak hukuk çerçevesi içerisinde yargılanabilmekte.

SPIEGEL: Antlaşmalar her zaman kulağa hoş gelir. Bu olaylardan sonra, terörün yeni boyutu ile mücadele için uluslararası bir organizasyona gerek var mı?

BOYLE: Bu terörün yeni boyutu değil ki. Bu sorun 60’lı yıllardan beri var. Yeni olan sadece Amerika'da ki ölü sayışı -ki bu şüphesiz korkunç bir olay. Şayet hükümetler bu saldırıları, terör eylemi olarak tanırlarsa, uluslararası hukukun işlemesi önünde hiçbir engel kalmaz. Yok bunu bir savaş eylemi olarak algılarlarsa, suçluları onurlandırmış olurlar, çünkü onlar normalde bunu hak etmemişlerdir.

SPIEGEL: ABD başkanı George W.Bush bu saldırının, terör değil,  bir savaş eylemi olduğunu söyledi.

BOYLE: Bu Amerikan yasasına göre kesin bir terör eylemidir.

SPIEGEL: Terör eyleminin tanımı nedir ?

BOYLE: Sivil binalara ya da sivillere yönelik saldırılarla, halkı veya iktidarı korkutmaya yönelik, herhangi bir devlet merkezli olmayan eylemlerdir.

SPIEGEL: Uluslararası hukukta böyle bir tanım yok.

BOYLE: Her kesimin kabul ettiği ortak bir nokta yok. Uluslararası komite aldığı kararla terör saldırılarının yasadışı ve bunun da cezai eylem olarak sınıflandırması gerektiğini kabul etmiştir. Montreal Antlaşması’ndan başka, 1999’da imzalanan "Terörle mücadeleyi finanse etme antlaşması" ve 1979'da varılan "Rehineliğe Karşı İttifak" birleşilen noktalardandır.

SPIEGEL: O halde Bush saldırıları niçin savaş eylemi olarak değerlendirdi?

BOYLE:  Bush basın toplantısında bunun bir terör eylemi olduğunu söylemişti. Nitekim 1995'de Oklahoma'da Timthy McVeigh tarafından gerçekleştirilen saldırıyla birlikte Kenya ve Tanzanya'da ki ABD büyükelçiliklerine yapılan saldırılar da birer terör eylemi idi. Dışişleri bakanı Powell'le yaptığı görüşmeden sonra, bu eylemi "Art of War (savaş sanatı)" bildirmiş ve buna askeri kaynakla cevap vereceğini söylemişti.

SPIEGEL: Ama ABD kongresi bunu kabul etti!

BOYLE: Evet maalesef. Bu saldırının 1941’deki Pearl Harbor saldırısıyla aynı olduğunu belirten konuşması nabzı yükseltmişti, Kongre de ona askeri alanda tam yetki verdi. Bu karar Tonki Gulf kararından daha vahimdi. Hatırlandığı gibi 1964’te Vietnam’a karşı savaş açmak için için başkan Johnson'a yetki verilmişti.

SPIEGEL: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Bush'a tam destek verdi.

BOYLE: Bu tam doğru değil. 12. Eylül’de güvenlik konseyi bunun bir terör saldırısı olduğunu ve hiçbir zaman silahlı bir eylem olmadığını açıklamıştı. Keza bu durumda 51. madde devreye girerdi.

SPIEGEL: Bu maddeye göre "her bir devlet kendini koruma hakkına sahiptir."

BOYLE: Bush askeri harekat için destek aradı ama bulamadı. Körfez Savaşı’nda babasına verilen onayı istemekteydi. Yaşlı Bush’a, Irak'ı Kuveyt’ten sürebilmesi için her türlü destek verilmişti. Bush 28 Eylül'de tekrar denedi, yine başaramadı. Bunun üzerine 7 Ekim’de BM'deki ABD elçisi John  Negroponte aracılığıyla gönderdiği mektupta, Güvenlik Konseyi’ne ABD'nin kendini savunma yetkisinı kullanacağını bildirdi. Bu kesinlikle kendini savunma olayı değil, dolayısıyla bu savaş uluslararası hukuka göre yasa dışıdır.

SPIEGEL: Niçin değil?

BOYLE: Bakın New York'taki saldırıları Afganistan'ın düzenlediğine ve yetki verdiğine dair hiç bir delil mevcut değil. Afganistan'a yapılan saldırılar kesinlikle bir misillemedir.

SPIEGEL: Bin Ladin'in saldırı düzenlediğine ilişkin deliller var. Bunu da Afganistan topraklarından düzenledi.

BOYLE: Bu isnat edilen suça yönelik hiçbir belge yok. Hatta dişiler bakanı Powell’in "White Paper"(beyaz belge)'deki kanıtlardan bahsetmesi. Bush tarafından yasaklandı. New York Times'ın Powell'le yaptığı röportajda, Powell ellerinde Ladin'e karşı hiçbir delil olmadığını, hatta adi suçlu bile olarak yargılanmasının güç olacağını söyledi

SPIEGEL: Özel elçi Taylor'un verdiği brifing, bütün Nato devletleri tarafından kanıt olarak kabul edildi.

BOYLE: Batılı bir diplomatın açıklamalarına baktığımızda, Nato heyet toplantısında Bin Ladin'in saldırı emri verdiğine veya Taliban'ın bundan haberdar olduğuna dair en ufak bir delil yok. Zaten Bush çoktan savaş için karar vermiş. Delilin olup-olmaması hiç de önemli değildi.

SPIEGEL: Buna gerek var mı? ABD’nin sunduğu rapor Nato heyeti tarafından kabul edildi ve müttefikler görev başına çağrıldı.

BOYLE: ABD ne isterse, Nato da onu yapıyor. Nato'nun kuruluş amacı, Avrupa'yı olası bir SSCB saldırısına karşı korumak idi. Varşova  birliğinin dağılmasıyla, Nato'nun da işlevi bitmiştir. Yaşlı Bush, Nato heyetine iki yeni görev üstlenmesini öğütledi. Bunlardan  birincisi, Doğu Avrupa'da polis görevini üstlenmesi, diğeri ise Ortadoğu'da ki petrol yataklarının korunması idi.

SPIEGEL: Ama 1999'daki Washington zirvesinde, Nato Üyeleri terörle mücadeleyi ortak hedef olarak karar almışlardı.

BOYLE: Bu Nato antlaşması iddia ettiğiniz anlamda genişletilmemiştir. Bu antlaşma BM'm 51.maddesini baz alınarak düzenlenmişti. Buna göre ancak herhangi bir Nato ülkesine silahlı saldırı halinde müttefiklik konumu ortaya çıkar. Bunun içindir ki, Nato'nun Yugoslavya'yı bombalaması meşru değildi. Zira Sırplar Nato'ya saldırmamışlardı.

SPIEGEL: ABD’nin nasıl hareket ermesi gerekirdi?

BOYLE: Montreal Kongresini esas alarak davacı olması gerekirdi. Buna örnek olarak Libya ile Lockerbi davası verilebilir. ABD 11 Eylül öncesinde Afrika'daki ABD büyükelçiliğine yapılan saldırılar ve Shelter-Now çalışanların kaçırılması ile ilgili olarak Taliban’dan Usame bin Ladin'in iadesini istemişti. Taliban o dönemde Usame bin Ladin'i İslam şeriatına göre yargılanabileceği bir İslam devletine vermeye hazırdı. 11 Eylül'den sonra bir adım daha atarak bin Ladin'i tarafsız ülke verebileceklerini bildirmişler, ancak bunun için delil istemişlerdi. Taliban uluslararası hukuka bağlı kalmasına karşın Bush yazık ki bağlı kalmadı.

SPIEGEL: Taliban’ın teklifinde ciddi olduğu kanısına nereden varıyorsunuz?

BOYLE: ABD 11 Eylül öncesi Taliban’la pazarlık yaptı. Hatta başkan Bill Clinton 1996'da Taliban hükümetini tanımak için yapılacak pazarlığa katılmak üzere Afganistan’ a elçi gönderdi.

SPIEGEL: Mademki uluslararası hukuk bu kadar açık, o halde ABD niçin umursamıyor?

BOYLE: Ben öyle inanıyorum ki, ABD 11 Eylül öncesi Afganistan'la savaşmayı kafasına koymuştu.

SPIEGEL: Hangi amaçla?

BOYLE: Asya'da ki petrol ve doğalgaz rezervleri Fars Körfezi’nden sonra en büyük havza. Sovyetlerin dağılmasından sonra, ABD hemen Orta Asya'daki devletlerle temaşa geçti. O dönemin savunma bakam Çapar Weinberger'in ifade ettiği gibi, Orta Asya'da ki petrol yatakları ABD'nin can damarlarındandır.

SPIEGEL: ...ve Amerikan petrol şirketi Unocal da, Orta Asya'dan Afganistan ve  Pakistan'a uzanan boru hattı İçin Taliban'la pazarlığa oturmuştu...

BOYLE: ABD hükümeti, İran'dan veyahut Rusya'dan geçecek herhangi bir boru hattı istememekteydi. En ucuz ve basit güzergah ise Afganistan’dı. Nitekim Afganistan'da da petrol rezervleri mevcut. ABD hükümetinin ilgisinin ardındaki asıl neden petrol ve doğalgazdır, Usame bin Ladin değil.

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin