|
İçmeden Sarhoş Olmak
Ömer Şevki
HOTAR
İçki yasağı
sanıyorum hicretin 4. yılına doğru, İslam'ın temel
esasları tamamlandıktan sonra bisetin 15. yıllarında
konulmuştu. Tevhid inancı, sağlam bir akide ve İslami
heyecan sinelere yerleştikten sonra...
İçki yasağı
geldiğinde toplumun İslami dönüşümü tamamlanmış, Kur'ani
ilkeler baştacı edilmişti.
Şirkin kökü
kazınmış, imanın safiyeti sağlanmıştı.
Rahmani
kurallar topluma tamamen egemen kılınmıştı.
Baskı, zulüm,
yalan önlenmiş, adalet hüküm ferma olmuştu.
Cemiyetin
bütün bireyleri kendi tercihleri ile ve büyük bir
coşkuyla İslam'dan razı idiler. Mallarını ve canlarını
Allah yolunda feda etmekten imtina etmiyorlardı.
Allah'ın
egemenliğine kayıtsız şartsız iman ediyor, O'nun
ilkelerine boyun eğmeye söz veriyorlardı. İyiliği
emretmeyi ve her türlü kötülüğü men etmeyi şiar
edinmişlerdi
Beş vakit
namazı gereği üzere kılıyorlar, zekatlarını
veriyorlardı.
Kendilerini
Allah'a adamışlardı.
Ayaktayken,
otururken ve yatarken hep Allah'ı hatırlıyorlar, O'nu
razı etmeyi biricik hedef sayıyorlardı. Bu hal onların
hayatlarına diğer insanlardan apayrı bir boyut ve form
kazandırıyordu.
İçki yasağı
böyle bir topluma, yani sadece Müslümanlara geldi.
Üstelik tedrici olarak uygulandı.
İslam toplumu
'ehem-mühim' (önemli-daha önemli) sıralaması itina
gösterilerek inşa edildiğinden, içki yasağı da diğer
bütün emir ve yasaklar gibi cemiyette anında makes
buldu. Rivayetlere bakılırsa içmekte iken yasak haberini
alanlar, ağızlarındakilerini yutmadan boşalttılar.
Medine sokaklarında günlerce içki koktu ve aktı. İçki
müptelası bu insanların, hayli yüklü içki stoklarının
olduğu anlaşılıyor. Evet, içkiye müptela olanlar
çoktu... Fakat aynı zamanda, İslam'ı kabullenecek kadar
ayık idiler...Oysa bugün içmedikleri halde, İslam'a
itiraz eden sayısız sarhoş vardır.
O eşsiz
insanlar öyleydi...
Peki ya,
İslam'a topyekün itiraz eden ve savaş açan bir toplumun
içki yasağından söz etmenin izahı nedir ?
İçkinin
Müslümanlara haram olduğunu bildiği halde, hayatı
boyunca içen, daha da beteri içki yasağına itiraz eden
insanlara içki yasağı koymaktan daha abes ne olabilir?
Hele bir de,
içki konusunda referanduma gitme teklifleri var ki,
akıllara ziyan.
Hatırlanacağı
gibi daha önce de, başörtüsü konusunda referandum
yapalım diyenler olmuştu.
Referanduma
ne hacet ? Gazetelerin yazdığı doğruysa yılda 1
katrilyon lira tutarında içki tüketiliyormuş.(Vakit Gaz.
14/Şubat/2002) Bu sarfiyatı ülkedeki Yahudiler,
Hıristiyanlar, ateistler mi yapıyor sizce?
Referandummuş! İşte size referandum sonucu. Yılda 1
katrilyonluk içki tüketimi...Bu insanlar silah zoruyla
içmediklerine göre sonuç ortada demektir.
Her zaman
böyle inanmış, böyle söylemişimdir: Yürürlükte olan
mevcut sistem, içinde bulunduğumuz bütün iyi ya da kötü
koşulların tamamı, halkın talebine, seviyesine ve
kalitesine göre şekillenir. Mevcut olan iyi ya da kötü
her şey halkın isteği ile olmuştur. Bir toplumda olan
biten her ne var ise, toplum tarafından onaylanmış,
tasvibini almış ya da referandumdan geçmiş demektir.
Özetle, ne ise halimiz, o çıkmıştır falimiz...
Demokrasinin
özü de budur. Ve ben bu yüzden demokrasiden hiçbir zaman
razı olmadım.
Referandum;
halkın temayülünü tespittir ve demokrasinin en radikal
uygulamasıdır. Halkın talebine rıza göstermek ise
demokrasinin temel ve akla yatkın tanımıdır. Oysa beni
halkın tercihi değil Hakk'ın teklifi alakadar
etmektedir. Evet gerçi halkın talebi ve arzusu ne ise,
sonucun o istikamette ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu
sünnetullahtır. İslam'a itiraz eden bir toplumda
İslam'ın hüküm ferma olması elbet düşünemez. Böyle bir
toplum kendini ıslah etmedikçe Allah'ın o topluma
hidayet vermesi beklenemez. Fakat sonucun ortaya
çıkmasına sebep olan, halkın oylarının yüzde 99'u dahi
olsa, bu sonuca bir Müslümanın razı olması düşünülemez.
İslami
ilkeleri referandıma sunmak da ne demek oluyor ? Farz
edelim ki referandum içki içilmesi istikametinde
sonuçlandı. (Ki 1 katrilyon liralık içki tüketilen bir
ülkede böyle bir sonuç sürpriz sayılmamalıdır) O zaman
içkiyi helal mi sayacağız ? Yoksa, ne halleri varsa
görsünler, madem istiyorlar, içsinler mi diyeceğiz ?
Zaten böyle olmuyor mu? Dileyen içiyor, içmeyene ise
silah zoru yok.
Nerede kaldı
ki defalarca ve her konuda referandum yapılmış
sayılmalıdır diye düşünüyorum.
Mevcut sistem
konusunda referandum yapılmış ve varlığını koruyarak
(referandumu) kazanmıştır. Halkın iradesi siyasete
yansımıştır. Seçimlere katılım oranını yüzde 90'lara
varması bunun ispatıdır.
İçki
konusundaki referandum sonucu 1 katrilyonluk tüketimle
sonuçlanmıştır.
Faiz
konusunda referandum yapılmış, sonucu, yerden biter gibi
hergün bir yenisi açılan sayısız bankalar şeklinde
ortaya çıkmıştır.
Fuhşiyat
konusunda referandum yapılmış, sayısız genelev, bar,
payvon, disko ve kulüp ile, onca hayasız yayınlarla
medya gelen talep üzerine sınır tanımaz olmuştur.
Kumar
konusunda referandum yapılmış olmalı ki, kumar, milli
piyango, toto, loto, gibi isimlerle devlet eliyle
resmileşmiş ve meşrulaşmıştır.
Yine
gazetelere yazdığı doğru ise 20 milyon piyango biletinin
birkaç günde tüketildiği düşünülür ise bunun
referandumdan başka anlamı var mıdır ?
Türban
konusunda referandum yapılmış, tesettür yerine çıplaklık
onaylanmıştır. Öyle ya hayasızlık akan bunca TV kanalı
ve basın, kimin omuzlarında yükselmektedir ?
Sözü
uzatmadan özetlersek, topyekün İslam, çeşitli partiler
adıyla referanduma sunulmuş yüzde 20 oy almış ve kabul
görmemiştir.
Siz, yine bir
referandumla farklı bir sonuç alacağınızı mı
sanıyorsunuz ? Şaşarım aklınıza !
Politika ile
uğraşmaktan elimiz değse de Kur'an okuyabilsek, O'ndaki
şaşmaz ilkeler hayatımıza istikamet verecek ve her
hadiseyi O'nunla ölçüp biçebileceğiz. Elimizde sağlam
bir kriterimiz olacak. Ve o zaman şaşkın ördek gibi
davranmaktan vazgeçeceğiz.
İndi
yorumlarımız, çarpılmış telakkilerimiz yerine önümüzü
görebileceğimiz bir nura sahip olacağız.
Şirkin,
küfrün, zulmün kol gezdiği bir yerde işe içki yasağından
başlamak hangi İslami anlayışın sonucudur. Üstelik, buna
gücünüz yeter mi? Bu lüzumsuz sözler, İslam'a öfke
duyanların saldırılarını artırmaktan başka ne işe yarar
?
Ne çabuk
unuttunuz, 30 senelik çaba, deneyim ve 6 milyon oyla
desteklenen, sabık partinizin lideri, rakı isteyen
apoletli adamın yanında sus-pus olmamış mıydı ?
Daha dün,
başörtüsüne selam durulacağından söz edilen okullarda,
artık başörtüsünün esamesi okunmuyor.
İçkiyi men
etmek şöyle dursun, ben öyle adamlar tanıyorum ki sarhoş
kalması, ayık kalmasından evladır. Elimden gelse bir
90'lık rakı da ben ikram ederim onlara.
Allah'a
rağmen çözüm üretmeye kalktığımız sürece zilletten
kurtulamayacağımızı anlamalıyız artık.
© 2002 İktibas
|