Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 278  Mart 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce

İKÖ-AB Forumu  

Salat’ın Namaz’a Dönüşümü

UZAKTAN KULAĞA HOŞ GELEN DAVULUN SESİ... 

Arkaik Çerçeveleri Aşmak 

Öze Dönüş 

İçmeden Sarhoş Olmak   

Çeviri
Lokal Etkinlik
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

İçmeden Sarhoş Olmak

 Ömer Şevki HOTAR

 

İçki yasağı sanıyorum hicretin 4. yılına doğru, İslam'ın temel esasları tamamlandıktan sonra bisetin 15. yıllarında konulmuştu. Tevhid inancı, sağlam bir akide ve İslami heyecan sinelere yerleştikten sonra...

İçki yasağı geldiğinde toplumun İslami dönüşümü tamamlanmış, Kur'ani ilkeler  baştacı edilmişti.

Şirkin kökü kazınmış, imanın safiyeti sağlanmıştı.

Rahmani kurallar topluma tamamen egemen kılınmıştı.

Baskı, zulüm, yalan önlenmiş, adalet hüküm ferma olmuştu.

Cemiyetin bütün bireyleri kendi tercihleri ile ve büyük bir coşkuyla İslam'dan razı idiler. Mallarını ve canlarını Allah yolunda feda etmekten imtina etmiyorlardı.

Allah'ın egemenliğine kayıtsız şartsız iman ediyor, O'nun ilkelerine boyun eğmeye söz veriyorlardı. İyiliği emretmeyi ve her türlü kötülüğü men etmeyi şiar edinmişlerdi

Beş vakit namazı gereği üzere kılıyorlar, zekatlarını veriyorlardı.

Kendilerini Allah'a adamışlardı.

Ayaktayken, otururken ve yatarken hep Allah'ı hatırlıyorlar, O'nu razı etmeyi biricik hedef sayıyorlardı. Bu hal onların hayatlarına diğer insanlardan apayrı bir boyut ve form kazandırıyordu.

İçki yasağı böyle bir topluma, yani sadece Müslümanlara geldi. Üstelik tedrici olarak uygulandı.

İslam toplumu 'ehem-mühim' (önemli-daha önemli) sıralaması itina gösterilerek inşa edildiğinden, içki yasağı da diğer bütün emir ve yasaklar gibi cemiyette anında makes buldu. Rivayetlere bakılırsa içmekte iken yasak haberini alanlar, ağızlarındakilerini yutmadan boşalttılar. Medine sokaklarında günlerce içki koktu ve aktı. İçki müptelası bu insanların, hayli yüklü içki stoklarının olduğu anlaşılıyor. Evet, içkiye müptela olanlar çoktu... Fakat aynı zamanda, İslam'ı kabullenecek kadar ayık idiler...Oysa bugün içmedikleri halde, İslam'a itiraz eden sayısız sarhoş vardır.

O eşsiz insanlar öyleydi...

Peki ya, İslam'a topyekün itiraz eden ve savaş açan bir toplumun içki yasağından söz etmenin izahı nedir ?

İçkinin Müslümanlara haram olduğunu bildiği halde, hayatı boyunca içen, daha da beteri içki yasağına itiraz eden insanlara içki yasağı koymaktan daha abes ne olabilir?

Hele bir de, içki konusunda referanduma gitme teklifleri var ki, akıllara ziyan.

Hatırlanacağı gibi daha önce de, başörtüsü konusunda referandum yapalım diyenler olmuştu.

Referanduma ne hacet ? Gazetelerin yazdığı doğruysa yılda 1 katrilyon lira tutarında içki tüketiliyormuş.(Vakit Gaz. 14/Şubat/2002) Bu sarfiyatı ülkedeki Yahudiler, Hıristiyanlar, ateistler mi yapıyor sizce?

Referandummuş! İşte size referandum sonucu. Yılda 1 katrilyonluk içki tüketimi...Bu insanlar silah zoruyla içmediklerine göre sonuç ortada demektir.

Her zaman böyle inanmış, böyle söylemişimdir: Yürürlükte olan mevcut sistem, içinde bulunduğumuz bütün iyi ya da kötü koşulların  tamamı, halkın talebine, seviyesine ve kalitesine göre şekillenir. Mevcut olan iyi ya da kötü her şey halkın isteği ile olmuştur. Bir toplumda olan biten her ne var ise, toplum tarafından onaylanmış, tasvibini almış ya da referandumdan geçmiş demektir. Özetle, ne ise halimiz, o çıkmıştır falimiz...

Demokrasinin özü de budur. Ve ben bu yüzden demokrasiden hiçbir zaman razı olmadım.

Referandum; halkın temayülünü tespittir ve demokrasinin en radikal uygulamasıdır. Halkın talebine rıza göstermek ise demokrasinin temel ve akla yatkın tanımıdır. Oysa beni halkın tercihi değil Hakk'ın teklifi alakadar etmektedir. Evet gerçi halkın talebi ve arzusu ne ise, sonucun o istikamette ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu sünnetullahtır. İslam'a itiraz eden bir toplumda İslam'ın hüküm ferma olması elbet düşünemez. Böyle bir toplum kendini ıslah etmedikçe Allah'ın o topluma hidayet vermesi beklenemez. Fakat sonucun ortaya çıkmasına sebep olan, halkın oylarının yüzde 99'u dahi olsa, bu sonuca bir Müslümanın razı olması düşünülemez.

İslami ilkeleri referandıma sunmak da ne demek oluyor ? Farz edelim ki referandum içki içilmesi istikametinde sonuçlandı. (Ki 1 katrilyon liralık içki tüketilen bir ülkede böyle bir sonuç sürpriz sayılmamalıdır) O zaman içkiyi helal mi sayacağız ? Yoksa, ne halleri varsa görsünler, madem istiyorlar, içsinler mi diyeceğiz ? Zaten böyle olmuyor mu? Dileyen içiyor, içmeyene ise silah zoru yok.

Nerede kaldı ki defalarca ve her konuda referandum yapılmış sayılmalıdır diye düşünüyorum.

Mevcut sistem konusunda referandum yapılmış ve varlığını koruyarak (referandumu) kazanmıştır. Halkın iradesi siyasete yansımıştır. Seçimlere katılım oranını yüzde 90'lara  varması bunun ispatıdır.

İçki konusundaki referandum sonucu 1 katrilyonluk tüketimle sonuçlanmıştır.

Faiz konusunda referandum yapılmış, sonucu, yerden biter gibi hergün bir yenisi açılan sayısız bankalar şeklinde ortaya çıkmıştır.

Fuhşiyat konusunda referandum yapılmış, sayısız genelev, bar, payvon, disko ve kulüp ile, onca hayasız yayınlarla medya gelen talep üzerine sınır tanımaz olmuştur.

Kumar konusunda referandum yapılmış olmalı ki, kumar, milli piyango, toto, loto, gibi isimlerle devlet eliyle resmileşmiş ve meşrulaşmıştır.

Yine gazetelere yazdığı doğru ise 20 milyon piyango biletinin birkaç günde tüketildiği düşünülür ise bunun referandumdan başka anlamı var mıdır ?

Türban konusunda referandum yapılmış, tesettür yerine çıplaklık onaylanmıştır. Öyle ya hayasızlık akan bunca TV kanalı ve basın, kimin omuzlarında yükselmektedir ?

Sözü uzatmadan özetlersek, topyekün İslam, çeşitli partiler adıyla referanduma sunulmuş  yüzde 20 oy almış  ve kabul görmemiştir.

Siz, yine bir referandumla farklı bir sonuç alacağınızı mı sanıyorsunuz ? Şaşarım aklınıza !

Politika ile uğraşmaktan elimiz değse de Kur'an okuyabilsek, O'ndaki şaşmaz ilkeler hayatımıza istikamet verecek ve her hadiseyi O'nunla ölçüp biçebileceğiz. Elimizde sağlam bir kriterimiz olacak. Ve o zaman şaşkın ördek gibi davranmaktan vazgeçeceğiz.

İndi yorumlarımız, çarpılmış telakkilerimiz  yerine önümüzü görebileceğimiz bir nura sahip olacağız.

Şirkin, küfrün, zulmün kol gezdiği bir yerde işe içki yasağından başlamak hangi İslami anlayışın sonucudur. Üstelik, buna gücünüz yeter mi? Bu lüzumsuz sözler, İslam'a öfke duyanların saldırılarını artırmaktan başka ne işe yarar ?

Ne çabuk unuttunuz, 30 senelik çaba, deneyim ve 6 milyon oyla desteklenen, sabık partinizin lideri, rakı isteyen apoletli adamın yanında sus-pus olmamış mıydı ?

Daha dün, başörtüsüne selam durulacağından söz edilen okullarda, artık başörtüsünün esamesi okunmuyor.

İçkiyi  men etmek şöyle dursun, ben öyle adamlar tanıyorum ki sarhoş kalması, ayık kalmasından evladır. Elimden gelse bir 90'lık rakı da ben ikram ederim onlara.

Allah'a rağmen çözüm üretmeye kalktığımız sürece zilletten kurtulamayacağımızı anlamalıyız artık.

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin