Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 283 Temmuz 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri

Avrupalılar’dan Utanıyorum

‘Bush İnsan hakları İhlallerini Teşvik Ediyor’

“ABD Irak’a saldırının diplomatik zeminini hazırlıyor.”

Petrol Boru Hattı Haritasını Çizen...

Lokal Etkinlik
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

BM’de Darbe

 

Çeviren : Kamil CENGİZ

Junge Welt, 29.04.2002

 

“ABD Irak’a saldırının diplomatik zeminini hazırlıyor.”

Joachim Guilliard

 

Birkaç hamleden sonra Amerikan hükümeti ‘Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu’ (OPCW)-nun genel direktörü olan Jose Bustani’yi vaktinden evvel görevinden uzaklaştırmayı başardı. Organizasyonun ABD’nin baskısı sonucu tertip edilen özel bir oturumunda üye devletlerin çoğunluğu 22 Nisan’da direktörü görevinden alma konusunda oy kullandılar. Bu şimdiye kadar BM tarihinde görülmemiş bir olay. Böylelikle Irak için yeni silahsızlandırma komisyonunun UNMOVIC şefi olan Hans Blix’le beraber bir başka üst düzey BM diplomatı da Amerikan hükümetinin hedef tahtasına girdi. Biritanya’dan Guardian gazetesi Amerikan hükümetinin Bustani’ye karşı davranışını bir ‘darbe’ olarak nitelendirdi. Washington buna göre ’Güce dayalı global bir rejimin lehine 60 senelik multi lateralizmi iptal etme’ çabasında.

Brezilya’lı Jose Bustani 1997’de OPCW’nin 1. Genel Direktörü seçildi. Organizasyon, 1993 yılına ait Kimyasal Silah Konvansiyonu’na uygun hareket etmeyi kontrol etmekle görevli. Kontrol işlemi 145 anlaşma devletinde düzenli rutin teftişleriyle ve habersiz şüphe kontrolleriyle gerçekleşmektedir. Bu devletlerin 100’ü OPCW-Yürütme Kurulunu oluşturuyorlar. ABD tarafından ilk sefer talep edilen özel oturumda  kurul kapalı kapılar ardında iki gün süren tartışmalardan sonra Washington’un Bustani’yi görevinden alma talebini  48’e karşı 7 oy ile -43 kararsız oyla beraber- destekledi. Almanya ve diğer on tane AB devleti de Brezilyalı’ya karşı oy kullandılar.

Senenin başına kadar itibarlı Brezilyalı diplomat ABD’de iyi bir üne sahipti. Özellikle OPCW çerçevesinde yürüttüğü başarılı çalışma için dünya çapında büyük takdirler kazanmıştı. O, Kimyasal Silah Konvansiyonuna karşı direnen birçok devletin imza atmasını sağlamıştı, bu suretle beş sene içinde imza atanların sayısı 87’den 145’e çıkmıştı. Aynı zamanda onun organizasyonu iki milyon kimyasal silahın imha edilmesini ve bu tür silahların dünya çapındaki üretim yerlerinin tahminen üçte ikisini kontrol etti. Bu sebepten dolayı Mayıs 2000’de daha önceki görev süresi bitmediği halde oy birliğiyle bir beş sene daha seçildi ve Colin Powell geçen sene kendisini ‘çok etkileyici çalışması’ için tebrik etmişti.

ABD Ocak ayında OPCW Direktörünün görevden alınması için çalışmalara başlamıştı. Önce boşuna Brezilya’ya ve Bustani’nin kendisine baskı uygulamışlardı, kendisine ‘Mali yönden çarpık yönetim’, ‘Beraber çalıştığı kişileri demoralize etmek’, ‘Tarafgirlik’ ve kendi kafasına göre zararlı inisiyatiflerde bulunma suçlamalarını yönelterek geri çekilmesini talep etmişlerdi. Bustani’ye güvensizlik oyu vermeyi hedef alan Mart ayındaki bir Amerikan dilekçesi OPCW’de önce bir çoğunluk elde edemedi. Bunun üzerine ABD organizasyona üyelik ödemelerini durdurma tehdidinde bulundu. Avrupa’lılar ABD’nin konvansiyonu tamamen terkedebileceği endişesiyle organizasyonun bağımsızlığına karşı yapılmış bu saldırıyı geçiştirip, Bustani’yi feda etmeyi tercih ettiler. OPCW bütçesine büyük oranda katkısı olan Almanya, Büyük Biritanya, Japonya ve İtalya daha ön aşamada ABD’yi destekleme garantisi verdiler.

ABD yaptığı suçlamaları hiçbir zaman somutlaştırmadı. OPCW’nin mali bir kriz içinde olduğu doğrudur, fakat bu ABD’nin kendi aidatlarını ödemediğinden kaynaklanmaktadır. Bu miktar ne de olsa OPCW bütçesinin %22’sini oluşturuyor, şu an yaklaşık 60 Milyon dolar. Organizasyonun kontolarının muhasebe raporu kısa bir zaman önce herşeyin normal ve düzenli olduğunu ortaya koymuştu. Bustani tarafgirlik suçlamasına belirli ülkeleri –ABD’nin yanısıra Japonya, İtalya ve Almanya da dahil- özellikle gayretli bir şekilde mercek altına aldığından dolayı maruz kaldı. Doğru olan OPCW’nin ısrarla ABD’yi de diğer devletlere uyguladığı katı kontrollere boyun eğdirmeye çalıştığıdır. ABD müfettişlerin belirli kurumlara girmesine izin vermedi ve işlerine gelmeyen bazı ülkelerden olan bazı müfettişlerin ülkeye girişlerini engelledi. Bu arada ABD –Kimyasal Silah Konvansiyonunu ağır bir şekilde çiğneyerek- Cumhurbaşkanına, önceden haber verilmemiş teftişleri her zaman engelleme ve dahi şüpheli maddelerden bağımsız laboratuvarlarda incelemek üzere prova almayı yasaklayabilmesine müsaade eden özel kanunlar çıkarttı.

Organizasyonun Irak’a Konvansiyonu kabul ettirmeye yönelik çabaları ABD’de ‘zararlı inisiyatif’ ve yetkilerini aşmak olarak değerlendirildi. Şimdiye kadar Arap devletleri ve İran Kimyasal Silah Konvansiyonuna imza atmayı İsrail’in imzasına bağımlı kılmışlardı. Böyle bir katılım Irak için aslında avantajlar sağlayabilir. Güvenlik Konseyi tarafından tayin edilen komisyonlar Batılı askeri kişilerden ve silahlanma uzmanlarından oluşmakta olup, şu anda bilindiği gibi casusluk faaliyetlerinde bulunuyorlar. Buna karşın böyle bir durumda Bağdat diğer üye devletlerin de tabi olduğu ‘kararlı tarafsızlık’ namını kazanmış ekipler tarafından uygulanan teftişlere kapı açmak zorunda. BM ile yaşadığı sorunun böylesi yapıcı bir çözümü Irak için de kabul edilebilir nitelikte.

Daha 1998’de UNSCOM’un ilk silahlanma kontrolcüleri ABD’nin direktifi üzerine Irak’tan geri çekildikten sonra Irak, OPCW’ye bulabildikleri silahların imhasına izin vermişti. Şubatta Bağdat formel olarak kimyasal silahlardan bundan böyle vazgeçeceğini açıkladı. Böyle bir gelişme ABD’nin –ki gizli servisleri Irak’ın yeniden silahlanmadığını düşünüyor- hiç de işine gelmez. Kimyasal silahların varlığı ve üretimine dair gerçekten hiçbir ipucu ortaya çıkaramaması durumunda bu tür teftişler, ABD’yi Irak’a karşı planladığı savaşı meşru gösterme konusunda ciddi bir sıkıntıya sokar.

Benzeri sebepten dolayı Amerikan hükümetindeki şahinlerin Irak için yeni BM teftiş ekibi UNMOVİC’in başkanı Hans Blix’e karşı şüpheyle yaklaştıkları aşikar. Washington Post’un kısa bir zaman önce aydınlattığı gibi Savunma Bakanı yardımcısı Paul D.Wolfowitz senenin başında CIA’yi, İsveç’li diplomatı, belli ki onun pozisyonunu dibinden budamak amacıyla mermi bulması için mercek altına almakla görevlendirdi. Blix’e karşı itirazlar onun Irak’ın silahlanma programlarını yok etmekle görevli olan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndaki (IAEO) başkanlık görevine uzanıyor, ki burada Irak’taki çalışmalarını 1997’de ABD’nin iradesine rağmen bitirdiğini açıklamıştı. Söyleşilerde Blix şayet çalışmalarına yeniden başlayacak olurlarsa selefleri olan komisyon (UNSCOM)un dinleme tedbirleri gibi tartışmalı metodlarını uygulamayacaklarını açıklamıştı: "Biz görevimizi aşağılamak, psikolojik baskı yapmak ya da provoke etmek olarak algılamıyoruz."

Irak’a saldırıyı isteyenler Bağdat’ın yola gelmesinin kendi savaş hazırlıklarına engel olabileceği ve İsveçli diplomatın UNSCOM’un eski şefi Richard Butlar kadar elbirliği yapmayacağı konusunda ciddi bir şekilde korkuyorlar. Butlar UNSCOM’un IAEO gibi çalışmasını başarılı bir şekilde bitirmesini engellemeyi sağlayabilmişti ve kendi raporuyla ABD’ye 1998’deki dört günlük hava savaşı için bir bahane sunmuştu. Washington Post’un ifadesine göre şahinlerin korkulu rüyası Irak’ın yeniden müfettişlere izin vermesi, bunların yeteri derecede enerjik olmamaları ve hiçbir şey bulamamalarıdır.

Blix bu arada çizgiye geldi ve yeni ifadelerinde ABD’nin beklentilerine doğru adım attı. Washington Post’un yukardaki raporunun yayınlanmasından bir gün sonra Blix gazeteye kendi hareket noktasını açıklamak için Irak’ın kitlesel imha silahları üretmediğine dair ‘ispat mükellefiyetinin’ yine Irak’a yüklenilmesi gerektiği konusunda bir demeç verdi. Ancak bu pratikte imkansız olan bir ispat. Blix devamında değişik ülkelerin gizli servislerinin desteğini kabul ettiklerini ve Irak’ın bütün ‘kapıları açmaması’ ve ‘her bakımdan’ birlikte çalışmaması durumunda çalışmalarını hemen durdurabileceklerini, Irak’ın müfettişler ekibinin oluşumunda ulusal dağılıma bir etkisinin olmaması gerektiğini, Amerikan müfettişlerinin dışlanmasının sözkonusu edilemeyeceğini ekledi.

Jose Bustami’ye karşı yürütülen kampanyanın zamanlaması bunun özellikle ABD’nin agresif Irak politikası bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini ihsas ettirse de, bu olay bir yönüyle BM organları üzerindeki kontrolü güçlendirmeyi hedef alan bir dizi başka olaylarla da bağlantılı görülebilir. Bu bağlamda ABD aynı zamanlamayla Bustani’nin yanısıra BM’nin İklim Kontrol Komisyonu’nun başkanı Robert Watson’un da görevinden vaktinden evvel alınmasını sağladı. Diğer yandan Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu ve bununla birlikte planlanan Biyolojik Silahlar Konvansiyonuna dair ek protokollerle ilgili yürütülen bütün politika, silahlanma kontrollerine dair anlaşmalara karşı gittikçe büyüyen antipatiyi ortaya koyuyor. Biyolojik ve kimyasal silahlar konusundaki muhalefetin bir sebebi bu tür savaş maddelerinin geliştirilmesi ve uygulanmasındaki yeni teknik imkanlar olabilir. Şimdiye kadar bu silahlar potansiyel olarak yüksek derecede tehlikeli olarak kabul ediliyorlardı ve fakat savaş şartlarında kendi askeri birlikleri için de büyük riskler taşıdığı, zor kullanılabilen ve kontrol edilebilir nitelikte oldukları da biliniyordu. Gen manipülasyonu ve mikro organizmaların keşfi, bu silahları pratikteki kullanıma elverişli hale getiren hedefe tam isabet edici, daha kolay kullanılabilen ve daha zehirli maddelerin geliştirilmesini mümkün kılıyor. New York Times 04.09.2001 tarihinde ABD’nin senelerdir gizli tutulan birkaç biyolojik silah araştırma programlarından bahsetti. Kitlesel imha silahlarının prensip olarak azaltılması ve hatta ortadan kaldırılmaları Washington’ın çabaları içinde yer almıyor. Tam aksine Amerikan politikası, sadece ve sadece kimin hangi silahlara sahip olabileceğini ve kimin ABD’nin ve müttefiklerinin hırslarına terk edileceğini belirlemeye dayanıyor.

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin