Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 283 Temmuz 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri
Lokal Etkinlik
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

Filistin Şiirleri Antolojisi

 

 

Cuma KELEBEK

 

"Şiir" diyordu Şiirin Saati’nde, John Berger, "kanayan yaraya seslenir." (Çev: Gönül Çapan, Adam Yay. İst. 1988, s. 65) Zulümlerin hüküm sürdüğü coğrafyalarda hangi çağrışımları taşımaz ki şiir?.. Başta, önüne geçilmez bir karşı koyma aracı... Ölümsüz bir diriliş cevheri... Ayakta kalabilme hamlesinin tutanağı... Derin bir iç sızısı... Durmaksızın  süren kanama...  O toprakların şiirini, uygarlık numarasına yatan dünyanın aydınlarına, medyasına, tarihçilerine, kıpırtısızca tanıklık yapanlarına, kayıt tutucularına atılan bir şamar olarak da okuyabilirsiniz.

Şiir, 21. Yüzyıla talihsiz adımlarla girdi. Gerçi, önceki yüzyıla veda  edişi de pek şanslı sayılmazdı. Dünya denen kütlenin değişik mekânlarında, nasıl da kötü bir kaderi yaşıyordu şiir...

Ve şu sonuncu çağın başlangıcı ne zilletler, ne felaketler, ne yıkıntılardı öyle?.. Bunlar, yalnız televizyon ekranlarındaki görüntüleriyle gözlerimize ve kulaklarımıza zımbalanmakla kalmadı... Daha da ötede, kalbimize, beynimize, tüm bedenimize kostüm olarak giydirildi. İnsanlık, insanlık-dışı kılınmaya, silik ve sinik bırakılmaya, son kertede "yok" edilme aşamasına  getirildi... Elbette, bu etkinliklerin uygulayıcısı emperyalist saldırılar halinde gösterdi kendisini.

Öyledir, kanla beslenen emperyalist sûret,  yüzyılımızın şu ilk yıllarında Şaron/İsrail adı/görüntüsü ile Cenin’de, Celile’de, Ramallah’ta, nârin Kenan İli’nde kurşun, top, tank ve toplama kamplarındaki işkencelerden oluşan bir cehennem kurdu. Evleri yerle bir edilen, sokak ortasında başına kurşun sıkılan, toplama kamplarında topluca ‘halledilen’ insanlar... Ve ötede, modern dünyada "yok" edilme noktasına getirilen "tanık" = insanlık!..

İnsanlık "yok" oldu, fakat yok olmayan bir şey hâlâ vardı: Şiir... İşte, on yıllara, hatta yüzyıllara uzanan bir geçmişi ve yaşanan zamanı kapsayan "Filistin yangını", şair duyarlığını ve şiiri her daim yanında hissetti. Diğer bir deyişle, yok olan her şeye, her şeylere karşın, şair ve şiir, insanlığı ve Filistin’i bırakmadı. Tersine, uzun zamanlı işgal günlerinde, çığlık gecelerinde, kan göllerinde, tank paletlerinin altında, namluların ucunda, talan ülkesinin tiz çığlığı, yanık sesi, ürperen ruhu oldu...

Filistin şiiri!.. Yukarıdan beri ele aldığımız şiir, başta Filistin şiiridir kuşkusuz... Yani, Filistinli şairlerce ıstırabın ortasından yazılan şiir... Filistinli şairlerin yanısıra, Filistinli’nin yanında yer alarak şiir yazan  başka ulusların şairleri yok mu? Var elbet. Bunların hepsini, başta Filistinli şairlerin ele avuca sığmaz bir can bahşedici olarak tasarladıkları dizelerini; bunların yanında Lübnanlı, Mısırlı, Suriyeli, Faslı, Cezayirli, Japonyalı ve en çok da Türkiyeli şairlerin Filistin aşkıyla atan yürek sızılarını Nurettin Durman derlemiş, toparlamış bir kitap halinde bizlere sunmuş: Filistin Şiirleri Antolojisi (Anka Yay.,  İst., Ekim 2001, 256 s.)...

İşte Lübnan’dan Salim el-Zürkali: "Şiirin aşındırdığı vatan hasreti o kadar ağır ki" diyor "Filistin" (s. 23) adlı şiirinde: "volkan gibi püskürt öfkeni/ey Filistin övünçlerimizin incisi"  diye de ekliyor...

Filistinli İbrahim Tukan, "Kılıç ve kalem/Simgemizdir bizim" diyerek Filistin’in kaderini kısaca özetlerken, geleceğe de muştular veriyor  "Benim Ülkem" (s. 25) de: "Ölüm şerbetini içeceğiz/Ama asla köle olmayacağız."

Bir başka Filistinli, Abdülkerim el-Kermî, "Elbet Döneceğiz" (s. 37)de İbrahim Tukan’ın inançlarına ortak oluyor: "Ah Filistin, nasıl uyurum/İşkence bağı gözlerimdeyken/ (...) Dostum soruyor bana: ‘Buluşacak  mıyız yine?’/’Geri dönecek miyiz?’/Evet! Döneceğiz ve serin toprağı öpeceğiz/Dudaklarımızda o kızıl arzu ile/Yarın döneceğiz"

Suriye’den Nizar Kabbani, "Kudüs" (s. 47) başlıklı şiirinde "Kim durdurur düşmanları/Sana karşı ey dinlerin  gerdanlığı/Kim siler kanları duvar taşlarından/İncil’i kim kurtarır/Kur’an’ı kim kurtarır/Kim kurtarır İsa’yı öldürenlerden/İnsanı kim kurtarır" diye sorar.

"Biz Burada Kalacağız" (s. 55) başlıklı şiirinde Tevfik el-Zeyyat, "Susarsak eğer/Taşları sıkacağız/Acıkırsak/Çamurla doyacağız/Ama asla terk etmeyeceğiz/Kanımız masumdur/Ama çekinmeyeceğiz dökmekten onu" diye seslenir.

Türkiye’den Sezai Karakoç, "Alınyazısı Saati" (s. 63) şiirinde, "Gülle kusuyor ana rahmi/Bomba parçalıyor beynini bebeğin./ Tanklar saldırıyor evlere bir anda ev yok tank var/Uçak var gök yok utanç var/Ve kime karşı bütün bunlar/Masûm insanlara karşı" diyerek olan biteni özetliyor...

Cahit Zarifoğlu "Daralan Vakitler" (s. 87) şiirinde "Ey filistin kar kar toprağını/yoğur gazabını yaradanın..." dizeleriyle Filistinli’nin direnişine katılır...

Mahmud Derviş, "Muhammed" (s. 98) başlıklı şiirinde daha yakın zamanlarda babasının kucağında İsrail askerlerinin kurşunlarıyla can veren Muhammed Rami’yi anlatır: "Muhammed,/babasının kucağına sığınmış ürkek bir kuş/korkuyor göğün cehenneminden:/koru beni babacığım, yukarda uçuşanlardan/benim kanatlarım küçük, dayanmaz bu rüzgâra/ve ışıklar kör"...

Refik Durbaş, "Siyah Bir Acıda" (s. 115) şiiriyle duygularını Filistin’e yönlendirir: "Adı silinse bile ölümün/ateşin yüreğinden. Niye susmalı/yaşayacak bin bulut uçurumunda/bir rüzgâr kıvılcımında her sabah/Şatilla’da öldürülen çocukların/yüz bin umut çığlığı.

Metin Önal Mengüşoğlu "Filistinli Çocuklar" (s. 135) şiirinde "Küçük canlarınızı telef etse de/Düşman/Ve mahzun bakışlarınız yere/Binlerce yıldız ekse de/Su yerine kan aksa da/Çeşmelerinizden/Siz yine benim/Kalbimde/Saklısınız/Çocuklar" der...

Japon şairi Şuhatşi Takatu "Filistin Zeytini" (s. 141) başlığıyla Türkçe’ye çevrilen şiiriyle katılır Filistinli’nin  özgürlük savaşımına...

Filistin Şiirleri Antolojisi, Türkçe’de yayımlanan Filistin konulu/kaynaklı ilk antoloji değil. 1974’de yayımlanan ve A. Kadir, A. Timuçin ve Süleyman Şalom üçlüsü tarafından hazırlanan Filistin Şiiri isimli kitap bu alanda bir ilk. Fakat, iki antoloji arasında farklı noktalar yok değil: Sözgelimi ilki, Filistin şiirini değişik yönleriyle tanımamızı sağlayan, farklı temaları işleyen bir antolojiydi. Buna karşılık Nurettin Durman’ın Filistin Şiirleri Antolojisi’nin amacı Filistin şiirini tanıtmanın ötesinde bir amaca yöneliyor: Filistin’de "kanayan yaraya" dikkat çekmek. Bunu yaparken de Filistinli şairlerle yetinmiyor. Filistin’e gönül bağı olan başka toplumların şairlerine uzanıyor. Durman, bu noktada, Filistin Şiiri’nde ve hatta Nuri Pakdil’in hazırlamış olduğu Arap Şiiri Antolojisi’nde  yer alan  "Kudüs ve Filistin temalı şiirleri" de kitabına aldığını belirtmektedir.

Filistin Şiirleri Antolojisi’nde dikkatimizi çeken diğer hususları da belirtelim: Nurettin Durman, antolojinin başına Nuri Pakdil’in "Kudüs’ü Düşünme Saati" başlıklı küçük bir yazısını yerleştirmiş. Başka alıntılar da var: "Kudüs", "Filistin" ve "Filistin Edebiyatı" başlığını taşıyan üç ayrı yazı, Büyük Larousse’dan buraya aktarılmış. Filistin Şiirleri Antolojisi’nin kusurlarından birisini bizce bu aktarmalar oluşturuyor. Oysa, bu bölümler  yeni bir araştırma ile özgün metinler haline getirilebilirdi. Ve başka eksiklikler: Antolojide şiirlerine yer verilen şairlerin kısa biyografileri sunulabilir, Filistin edebiyatı ile ilgili Türkçe yazıların kaynakçası eklenebilirdi. Ve olumlu bir nokta: Antolojinin görsel unsurlarla desteklenmesi, orijinal ebatlarla basılması takdir edilmelidir.

Fakat kitabın bütün bu dış özellikleri bir tarafta kalsın. Çünkü bu kitabı, İsrail’in Filistin’i her şeyiyle talan ettiği günlerde okudum ben. İşbu yazıyı yazdığım saatlerde, ABD ile İsrail’in barış adı altında sürdürdükleri küstah el sıkışmaları yayılıyordu ekranlardan boşluğa. Yeni işgalleri plânlama görüşmeleri, ‘Filistin’de reform yapmalıyız’ şeklindeki sözlerle bitiriliyordu, Beyaz Saray’da...

Bir yazısında Gülsüm Cengiz şunları dile getirmişti: "Türkiye de bu ‘barış’ planına destek veriyor. ABD’nin isteği doğrultusunda ilişkiler kuruyor İsrail ile. Kendisi, emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı vermiş bir halkın evladı olarak; Türkiyeli bir aydın, bir şair olarak bundan utanç duyuyorum." (Evrensel gazetesi, 24. 08. 2001) Filistin Şiirleri Antolojisi, bu utancı paylaşanlar için küçük bir teselli olabilir.

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin