Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin

                                                                                       YIL 20. SAYI 283 Temmuz 2002

                                  

Anasayfa
Selam İle
Yorum
Kavram
Düşünce  
Çeviri
Lokal Etkinlik
Sanat Edebiyat
Mektup
Gündem
Ayın Başlıkları

 

 

 

Saygıdeğer okuyucularımız,

Bir kez daha dopdolu bir İktibasla karşınızdayız. İslam adına yola çıkanların soluklarının her geçen gün tükendiği bir vasatta İktibas, siz okuyucularından da aldığı destek ve güçle, her gün biraz daha soluğunu güçlendirerek yoluna devam etmektedir. Rabbimiz imkan verdiği sürece de devam edecektir. İnsanlar oyunda eğleşte iken, daha bir uyarılmaya, inzar ve tebşire ihtiyaçları olduğunu düşünüyoruz. Bunun bilincinde olan herkesin bu görevi yerine getirmesi bir vecibedir. İnsanlarla Allah’ın dini arasına konulan, konumlandırılan engeller her gün biraz daha artıyor, biçim ve tarz değiştirerek. Buna paralel olarak bizler de o engelleri aşmanın yol ve imkanlarını aramak durumundayız.

Temmuz ayında gündemi futbol fırtınası işgal etti. Bütün bir toplum olarak futbolla yattık, futbolla kalktık. Bütün televizyonlar amigoluk vazifesi yaptılar. Futbolun faziletlerine inandırılmaya çalışıldık. Bu bulanık havada gerek harici gerekse dahili güçler ise, planladıkları icraatlarını yürüttüler. İstedikleri oldu ve ülkenin başına örülmek istenen yepyeni çorapların hiç kimse farkında bile olmadı.

Dışarda ise İsrail Filistin şehirlerini yeniden işgal etmeye başladı. ABD başkanı Bush’un açıkladığı ‘Ortadoğu barış planı’nı İsrail başbakanı Ariel Şaron’un kaleme aldığı yorumları yapıldı. Gerçekten de planın içeriği bu yorumu haklı kılmaktaydı. Bush’un ve genel olarak Amerikan politikasının İsrail’i, Şaron’u değil de, Filistin halkını ve Yaser Arafat’ı terörist kabul eden bakış açısı bu sözde plana yansımıştı.

Bu ay dergimizin yorum bölümünde Türkiye’deki mevcut siyasi partilerle yeni oluşumlar ve muhtemel yeni siyasi gelişmeleri değerlendirdik. Ufukta bir erken seçimin gözüktüğünü, ancak bunun da, dahili ve harici güçlerin tasarladığı ‘yeniden yapılanma’ süreci hitama erdirilmediği için, erken seçim kararının henüz erken bulunduğunu ifade ettik. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin sanılanın aksine ABD’nin istediği bir şey olduğunun altını çizdik. Kavram köşesinde, güncelliğini koruyan ‘öteki’ kavramını işledik. Sivil toplumcu, çoğulculuktan yana, ‘liberal-islamcı’ eğilimlerin kanaatinin aksine, İslamın da kendine has bir ‘öteki’ telakkisinin olduğunu anlattık. ‘Her şey zıddıyla kaimdir’ sözü ‘öteki’nin varlığını gerekli kılmaktadır.

Düşünce yazıları bölümünde Metin Önal Mengüşoğlu dava adamı ile politikacı arasındaki farkı ortaya koydu. Dava adamı olmadan ve dava adamı kalmadan, ülke yönetimine talip olmanın aceleciliğini ve ‘politikacı’ olmanın sıradanlığını; dava adamı olma idealini müslümanların neden terk ettiklerini sorguladı. Atasoy Müftüoğlu amerikan mutlakiyetçiliğinin egemen olduğu modern batı uygarlığının bütün dünya insanlarını nasıl da köksüzleştirdiğine, ahlak ve kimlik erozyonuna uğrattığına dikkat çekti. Değişen pek çok şeye rağmen, mazlum müslüman halkların durumunun hiç değişmediği günümüzde, sorunlarımızın bilincine varmamız gerektiğini, aksi taktirde kendi geleceğimizi kuramayacağımızın altını kalın çizgilerle çizdi. Cemal Çağlak ‘garabet’ başlıklı yazısında özet olarak, Adem’den günümüze kadar tevhid-şirk mücadelesinde bir değişiklik olmadığını, Firavunlar ve kölelerinin sadece isim değiştirdiğini anlattı. Mehmet Özer, futbolun nasıl da ‘modern dünyanın yeni kutsalı’ haline geldiğini gözler önüne serdi. Futbolun paganizme dönüştüğünü bizzat futbolun kendine has terim ve sözcükleriyle tanımladı. Mehmed Durmuş da futbol paganizmini yorumladı ve sıradan insanlar neyse de, islamcı kesimin futbol aşkına bir anlam veremediğine, bunun, müslümanlardaki genel bir zihnî teşevvüşün devamı olduğuna dikkat çekti. Mukaddes Özkan “Kim Neyi Niçin Yapıyor”un tahliline dikkati çekiyor. Tercüme yazılar bölümünde Mehmet Demirel ve Kamil Cengiz’in yaptığı önemli yazıları zevkle okuyacağınıza inanıyoruz. İktibas lokalinin bu ayki konuğu Medet Ünlü idi. Medet Ünlü ile, futbolun unutturdukları arasında bulunan Çeçenistan davasını hep birlikte yeniden hatırlayalım istedik.

Sanat-edebiyat köşesinde Nurettin Durman’ın hazırladığı ‘Filistin Şiirleri Antolojisi’ni Cuma Kelebek tanıttı. Nehir Aydın Gökduman’ın kaleminden ise, başörtüsü nedeniyle işinden atılan bir genç kızın trajik öyküsünü, ‘bizim öykümüzü’ bir çırpıda okuyacaksınız. Mektuplara cevaplar köşesinde, Nevşehir’den Mümtehine İnanır’ın sorularına verilen cevaplar yer aldı.

Gündem bölümünde ise, siz değerli okuyucularımız için, okunmasını gerekli bulduğumuz yazıları seçtik. Gördüğünüz gibi bu ay da dergimiz oldukça nitelikli bir içerikle size ulaştı. Her ne kadar yaz ayları genelde okumaların yavaşladığı mevsim olarak bilinirse de, bizler hep birlikte, hem kevnî, hem de kitabî okumalarımıza devam etmeliyiz. Okumanın kulluk olduğu bilincini asla yitirmemeliyiz.

Sizleri dergimizle başbaşa bırakıyor, bir sonraki ayda daha ‘diri’ bir şekilde buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz diyoruz.

 

 

 

 

© 2002 İktibas  

Designed by medem        Anlam BASIN YAYIN Arsiv Abone olmak icin